Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/2885 E. 2010/5224 K. 04.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2885
KARAR NO : 2010/5224
KARAR TARİHİ : 04.05.2010

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı, meslek hastalığı sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, kararın bozmaya uygun olmasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 30.11.2004 tarihinde Meslek Hastalığı sonucu sürekli işgöremezlik oranının % 19 dan % 60’a çıkması nedeniyle % 41 fark maluliyet için manevi tazminat istemine ilişkindir.
Yerel Mahkemenin 28.000,00-TL manevi tazminat takdirine ilişkin önceki kararının davalı tarafça temyizi üzerine “ davacının sürekli işgöremezlik oranına davalı tarafça yapılan itirazın 506 sayılı Yasa’nın 109. maddesindeki prosedüre göre değerlendirilerek davacının sürekli … göremezlik oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yol açmayacak biçimde belirlenmesi gerektiğine” ilişkin, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar davacı ve davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacının meslek hastalığı sonucu sürekli işgöremezlik oranında % 41 artış olduğu ve bu artışta kaçınılmazlığın etkili olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
B.K’nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli … göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde ve yerel mahkemenin bozmaya konu kararının davalı tarafça temyiz edilmiş bulunmasına göre davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alınarak davacı yararına 28.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 21.000,00-TL’ sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. .
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1-Davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile 28.000,00-TL manevi tazminatın artma tarihi olan 30.11.2004 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla manevi tazminat talebinin reddine,
2-Alınması gereken 1.512,00-TL ilam harcı bozma öncesi yatırılmış olmakla bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
3-Davacı tarafından başvurma ve peşin harç olmak üzere yatırılan toplam 419,60-TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Reddedilen ve kabul edilen miktarlar nazara alınarak, davacı tarafça yapılan toplam 374,90-TL yargılama giderinden takdiren 347,00-TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, avukat ile temsil edilen davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden 3.200,00-TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, avukat ile temsil edilen davalı yararına reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden 1.000,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA,aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davalıya yükletilmesine 04.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.