YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12910
KARAR NO : 2010/9543
KARAR TARİHİ : 07.10.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, tespit edilen işitme kaybının meslek hastalığı olduğunun ve maluliyet oranının belirlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacıda tesbit edilen işitme kaybının meslek hastalığı olduğunun ve maluliyet oranının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, Kurum müfettişinin 09.02.2004 tarihli raporuna göre, davacının 26.06.1987-24.07.2002 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde sigortalı olarak çalıştığı,iddia edilen meslek hastalığının yapılan işten kaynaklanıp kaynaklanmadığının doktor raporu sonucuna bırakılmasının uygun olacağının bildirildiği, 14.05.2004 tarihli İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesinin raporuna göre,davacının muayenesi sonucunda sağ ve solda hafif derecede sinirsel işitme kaybının mevcut olduğu, meslek hastalığı olmadığı, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlı Kurulunun 27.07.2007 tarihli raporunda, mevcut belgelere göre sigortalının hastalığının meslek hastalığı olmadığına karar verildiği, ATK 3.AT İhtisas Kurulunun 27.02.2009 tarihli raporuna göre,davacının kurulda muayenesi sonucunda mevcut arızasının Sosyal Sigortalar Sağlık İşleri Tüzüğü hükümlerine göre kişide maluliyetine mahal olacak düzeyde işitme kaybının olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa’nın 95. maddesidir. Anılan maddeye göre, “Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usûlüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir.
Usûlüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malûllük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Sağlık Bakanlığı ile Kurumun birlikte çıkaracağı yönetmelikle düzenlenir.
“Bu yasal düzenleme gereğince düzenlenen Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 40. maddesine göre de,” Sigortalının çalıştığı işten dolayı meslek hastalığına tutulduğunun;
a) Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucuları (Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği’nin 5. ve geçici 2. maddesine göre …, İstanbul ve …’ta Sağlık Bakanlığı Meslek Hastalıkları Hastaneleri veya devlet üniversitesi hastaneleri) tarafından usulüne uygun olarak düzenlenen sağılık kurumu raporu ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi,
b)Kurumca gerekli görüldüğü hallerde, işyerindeki çalışma şartlarını ve buna bağlı tıbbî sonuçlarını ortaya koyan denetim raporları ve gerekli diğer belgelerin incelenmesi, sonucu Kurum Sağlık Kurulu tarafından tespit edilmesi zorunludur.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Somut olayda, ATK 3.İhtisas Kurulundan alınan 27.02.2009 tarihli raporda işitme kaybının mesleki olup olmadığı konusunda değerlendirme yapılmadan,kişide maluliyetine mahal olacak düzeyde işitme kaybının olmadığına karar verildiği halde mahkemece istemin reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş;öncelikle ATK 3.İhtisas Kurulundan sigortalının hastalığının mesleki olup olmadığı konusunda yeniden rapor almak, SS Yüksek Sağlık Kurulu ile ATK 3.İhtisas Kurulu raporları arasında çelişki oluşması durumunda çelişkiyi gidermek ve sigortalının hastalığının mesleki olup olmadığı ve oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan rapor almak ve sonucuna göre karar vermektir.
Kabule göre de, AAÜT’nin 3.maddesinin 2.fıkrası gereğince müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere,birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde,ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek avukatlık ücretine hükmolunması gerektiği belirtildiği halde davalılar yararına ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunması da hatalı olmuştur.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 07.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.