Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/2480 E. 2011/2579 K. 22.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2480
KARAR NO : 2011/2579
KARAR TARİHİ : 22.03.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı … İnşaat Ltd.Şti’nın aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, işkazasına uğrayan davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece maddi tazminat isteği atiye bırakıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
30/06/2004 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu davacının Lomber bölgede L3 ve L4 vertebralarda fraktür, sol dizde medial ve lateral meniskopati arka boynuzda horizontal yırtık tespit edilmesi üzerine 3 (üç) ay yatak istirahatinin uygun görüldüğü ancak tedavisi sonucunda sürekli iş göremezliğe uğramadığı olayda davacının % 20 ,davalı işverenin % 80 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı , olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23/06/2004, 13/291-370 )
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 3.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 5.000,00 TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine,
“1-Davacı vekili maddi tazminat isteğini atiye bıraktığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
2-Manevi tazminat isteminin KISMEN KABULÜ ile,
3.000,00 TL manevi tazminatın 30/06/2004 olay tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazla talebin reddine,
3-Alınması gereken 162,00 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 405,00 TL harçtan düşümüyle fazladan alınan 243,00 TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından peşin yatırılan 162,00 TL başvuru ve 11,20 TL nispi karar ve ilam harcından oluşan toplam 173,20 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 1.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ret edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 1.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
7-Maddi tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğinden 1.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 726,00 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre 72,60 TL ‘lik bölümünün davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, fazla alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 22/3/2011 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.

.