YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13820
KARAR NO : 2010/15847
KARAR TARİHİ : 14.12.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVACILAR : … VE ARK.-…
DAVALILAR : HAZİNE-ORMAN YÖNETİMİ-…
KATILAN DAVACI : …
Taraflar arasındaki KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 14/06/2010 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 14/12/2010 günü için yapılan tebligat üzerine, duruşmalı temyiz eden davacı … vekili avukat … geldi, karşı taraftan davalı HAZİNE vekili avukat … , davalı … YÖNETİMİ vekili avukat … … …, katılan davacı … vekili avukat … geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında davaya konu … Köyü 141 ada 8 parsel sayılı taşınmaz tarla niteliğinde,469,14 m2 yüzölçümünde ve … zilyetliğinde olduğu belirtilerek Asliye Hukuk Mahkemesinde tescil davası bulunduğu nedeniyle malik hanesi açık olarak tespit edilmiştir.
Davacı …’ın, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile maliki olduğunu ileri sürerek adına tescili istemiyle Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesine açtığı dava, davaya konu taşınmaz hakkında kadastro tespit tutanağı düzenlendiğinden görevsizlik kararı verilerek kadastro mahkemesine aktarılmıştır.
Diğer yandan … ve arkadaşları dava konusu 141 ada 8 parsel sayılı taşınmazın, öncesinde 3 … arazisine ait tapu kayıtları kapsamı içerisinde kaldığını, tapuların dış hudutlarının …,…,…,…. olduğunu ve bu hudutların askeri haritalarda yer aldığını davalı veya mirasbırakanlarının 1952 yılına kadar bu araziyi %25 hâsılat kirası vererek fer’i zilyet sıfatıyla tarım arazisi olarak kullandıklarını, ancak hukuk dışı eylemlerle taşınmaza sahiplenmeye çalıştıklarını, geldi kayıtlarında icareteynli vakıf olarak … tapu kaydının 1961 yılında taviz bedeli ödenmek sureti ile vakıfla ilişiğinin kesildiğini, bu vakıfların zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, kadastro çalışmaları sırasında ise bilirkişilerin gerçekleri sakladıklarını, sabit hudutlu olmaları nedeniyle miktarına itibar edilmesi gereken tapuların kapsamındaki ormanların, 4785 sayılı kanunla devletleştirilmesinden dolayı bunların bedelleriyle ilgili olarak Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları davanın devam ettiğini ileri sürerek itiraz etmişlerdir. … davaya konu taşınmazın batı kısmının kendisine ait olduğunu belirterek bu kısmın adına tescili istemiyle davaya katılmıştır. Mahkemece davanın REDDİNE, dava konusu taşınmazın orman niteliğinde Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … vekili ile HAZİNE vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
-2-
2010/13820-15847
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1967 yılında yapılıp tesbit tarihinden önce kesinleşen orman kadastrosu ile 1980 yılında yapılarak kesinleşen ilk orman kadastrosunun aplikasyonu ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ve 1991 yılında yapılarak dava tarihinden önce kesinleşen 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişiler tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, davaya konu taşınmazın zirai amaçlı kullanılmadığı,kuzeyden güneye azalan aşırı eğimli bir zeminde yer aldığı;kuzey kısmının eylemli orman olduğu,taşınmazın zemini ile ormanlık alanın zemininin aynı özellikleri gösterdiğinden eylemli ormanın devamı gibi göründüğü, memleket haritasında yeşil renkli orman alanında kaldığı,hatta güneyindeki taşınmazların da memleket haritasında yeşil alanda kaldığı bilirkişi raporuna ekli harita ile aynı ölçeğe getirilerek çakıştırılan paftadan bu durumun net bir şekilde belli olduğundan, orman bütünlüğünde olduğu anlaşıldığı, 6831 Sayılı Yasanın 17/2. madde hükmüne göre orman içi açıklık niteliğinde ve orman sayılan yerlerden olduğu ve bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılmasının zorunlu olduğu gibi, bu niteliği ile 3402 sayılı Kadastro kanununun 14 ve 17. Maddelerine göre imar ve ihyaya dayalı zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden olduğu belirlenerek … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 750.00.-TL vekalet ücretinin davacı …’dan alınarak, davalı … YÖNETİMİ ve HAZİNE’ye verilmesine, aşağıda … onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 14/12/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.
…