YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7969
KARAR NO : 2010/11674
KARAR TARİHİ : 04.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26.04.2005 gün 2005/4016-5289 sayılı bozma kararında özetle: ” Çekişmeli taşınmazın 1965 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında paftasına orman yazılarak tespit harici bırakıldığı; ancak, arazi kadastrosundan önce orman kadastrosu yapıldığı için taşınmazın orman tahdide göre konumunun duraksamaya yer vermeyeceği biçimde saptanması için öncelikle 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman kadastro haritasının aslının ve çalışma tutanaklarının Orman İşletme Müdürlüğünden, komşu 2478 sayılı parselin dayanağı olan 557 tahrir nolu vergi kaydı Özel İdare Müdürlüğünden getirtilerek yeniden yapılacak keşifte; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman yüksek mühendisi, bulunmadığı takdirde, orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak dört kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek, sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklardan en az 4 ya da 5 tahdit sınır noktasını (OTS) gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu, tutanakların da mahalli bilirkişi yardımıyla yerine uygulanması ve zeminde tek tek OTS noktalarının bulunması ve çizilecek krokiye işaretlenmesi ile duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı, bilirkişiler tahdit hattı ile irtibatlı, müşterek kroki düzenlettirilmeli, komşu 2478 parsele uygulanan 557 tahrir nolu vergi kaydı da mahalli bilirkişi yardımıyla zemine uygulanarak, çekişmeli parsel yönünü ne şekilde okuduğu belirlenmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususların gözetilmeksizin aslolan ilk tahdit olduğu halde, aplikasyon haritasına dayalı olarak yapılan eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu ” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. Maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 14.11.1980 tarihinde ilan edilerek
kesinleşen aplikasyon ve 2. Madde uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu 1964 yılında yapılmış ve sonuçları 09.06.1965 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile dava tarihi arasında 20 yılık süre geçmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 04.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.