YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11421
KARAR NO : 2010/9601
KARAR TARİHİ : 08.10.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı murisinin, davalılardan …’e ait minibüste 02.02.2003-31.10.2003 tarihleri arasında şoför olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, murisi…nın davalıya ait minibüste şoför olarak 02.02.2003-31.10.2003 tarihleri arasında geçen ve SGK’na bildirilmeyen çalışmalarının tesbitini istemiştir.
Mahkemece, istemin reddine karar verilmiş ise de, bu sonuca eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak varılmıştır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tesbit davasının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında, resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olur. Ne varki bu tür kanıtlar salt bu nedene dayanarak istemin reddine neden olmaz; aksi durumun ispatı olanaklıdır. Somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordro tanıkları ve komşu işyerinin kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Mahkemenin bu tür davaların kişilerin sosyal güvenliğine ilişkin olması ve kamu düzenini ilgilendirdiğini göz önünde tutarak gerektiğinde; doğrudan soruşturmayı genişletmek suretiyle ve olabildiğince delilleri toplaması gerekmektedir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda; davacı murisinin davalı işverene ait işyerinden SGK’na bildirilen çalışması, davalıya ait işyerinin SGK’nda işyeri tescil kaydı da yoktur. Davacı murisinin 29.01.2001 tarihinden bu yana ticari taşıt kullanma belgesinin bulunduğu, 02.03.2003 ve 21.04.2003 tarihli trafik ceza kayıtlarında davalıya ait minibüsü kullanırken trafik cezası aldığı görülmektedir. Davacı tanığı olarak dinlenen ve davalıya ait minibüs hattında müşteri olan …, davacı murisinin davalı işverene ait minibüsün iki şoföründen biri olduğunu, şoförlerin gececi ya da gündüzcü çalıştıklarını, diğer şoförün Cemal Gülşen olduğunu beyan etmiş, tanık Cemal Gülşen ve diğer tanıklar ise davacı murisinin işsiz olduğu zamanlar geçici olarak birkaç defa çalıştığını trafik cezalarının da bu sırada kesilmiş olabileceğini belirtmişlerdir. Davacı murisinin ihtilaflı dönemin tümünde aralıksız çalıştığını beyan eden ve murisin arkadaşı olan tanık Hayrani Gürsoy ise murisle birlikte bu işyerinde çalışmış olmadığı gibi, komşu veya benzer işyerinde çalışan bir işçi de değildir. Davacı murisinin hizmet cetvelinde uyuşmazlık döneminde dava dışı başka bir işyerinden bildirilmiş çalışması ise mevcut değildir.
Yapılacak iş; davacının tesbitini istediği tarihlerde davacı murisinin çalıştığını iddia ettiği işyerine komşu olan işyerlerini, dolmuş duraklarını belediye, emniyet veya jandarma vasıtasıyla saptamak, saptanan bu işyerlerinin kayıtlarına geçmiş kişilerin, başka bir anlatımla, …’da, Sosyal Sigortalar Kurumu’nda veya diğer sosyal güvenlik kuruluşlarında kayıtları olan komşu işyeri sahiplerinin veya çalışanlarının bilgilerine başvurulmak çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, davalıya ait işyerinde fiili çalışma olgusunun somut ve inandırıcı bilgilere dayalı olup olmadığını yukarıdaki verileri belirledikten sonra ve özellikle davacı murisinin 02.03.2003 ve 21.04.2003 tarihli trafik ceza kayıtlarında davalıya ait minibüsü kullanırken trafik cezası aldığı da dikkate alınarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 08.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.