YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4702
KARAR NO : 2010/6365
KARAR TARİHİ : 03.06.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, aylık almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 3.6.2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, davacının yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti ile , birikmiş aylıklarından şimdilik 500,00 TL nin ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacıya davalı Kurumca, 1.9.2006 tarihinden itibaren aylık bağlandığı ve birikmiş aylıklarının 28.10.2007 tarihinde ödenmiş olması nedeniyle konusuz kalan aylık bağlama ve birikmiş aylığın tahsili istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birikmiş aylığın geç ödenmesi nedeniyle doğan faiz alacağının dava tarihinden itibaren hesaplanarak davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bir para alacağına faiz yürütülebilmesi için miktarının belli olması şarttır. Bir para borcunun miktarı kesin olarak belli değilse ya da ancak inceleme sonucu belirlenebilecek durumdaysa böyle bir para alacağına faiz yürütülebilmesi hükmün infaz .kabiliyeti bulunmadığından mümkün değildir.
Somut olayda davacı davayı 15.8.2007 tarihinde açmış, davalı Kurum davacıya dava açıldıktan sonra 22.10.2007 tarihinde yapılan bir işlemle 1.9.2006 tarihinden itibaren aylık bağlanmış ve 1.9.2006 -30.10.2007 tarihleri arasındaki birikmiş yaşlılık aylıkları 22.10.2007 tarihinin de davacı adına bankaya hesap açılarak yatırılmıştır.
Dava tarihi olan 15.8.2007 tarihi itibariyle davacının hak kazandığı birikmiş aylık tutarı mahkemece araştırılıp belirlenmediği gibi davacı hesabına yatırılan birikmiş aylık tutarı içinde dava tarihinden sonra hak edilen 2007 yılının Ağustos, Eylül ve Ekim aylarına ilişkin aylık tutarları da bulunmakta olup, dava tarihinden sonra hak edilen bu aylık tutarlarına dava tarihinden itibaren faiz yürütülebilmesi de mümkün değildir.
H.U.M.K’nun 389. maddesine aykırı olan Mahkeme kararının dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gereken birikmiş aylık tutarının belirlenmesi, hükmün bu haliyle infaz kabiliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle bozulması görüşünde olduğumdan Sayın Çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.