YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1761
KARAR NO : 2011/2314
KARAR TARİHİ : 17.03.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı,davalı …’nın sicil numarasındaki 29 günlük çalışmanın kendisine ait olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davalı …’nın sicil numarasındaki 29 günlük çalışmanın davacıya ait olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalı 22.08.1940 doğumlu …’nın davalı 10103 işyeri sicil numaralı Orman İşletme Müdürlüğü işyerinde işe girdiğine dair 01.11.1977 ve 08.11.1979 tarihli işe giriş bildirgelerinin verildiği, davalı …’nın 01.11.1977 tarihinden itibaren 1977/4.dönemde 4 gün,1978/1.dönemde 14 gün,1978/2.dönemde 1 gün,08.11.1979 tarihinden itibaren 1979/4.dönemde 8 gün çalışmasının olduğu,davacıya ait hizmet cetvelininin dosya da bulunmadığı, dinlenen bordro tanıklarından bir kısmının davacının çalışmasını doğruladığı,bir kısmının ise davacının çalışıp çalışmadığını hatırlamadığını söyledikleri anlaşılmaktadır.
Bu tür davalar için özel bir ispat yöntemi öngörülmemiş ise de davanın niteliğinin kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Somut olayda, bordro tanıklarına davacının babası olan davalının da işyerinde çalışıp çalışmadığı ve oğlu olan davacının yerine davalı babasının bildirilip bildirilmediği sorulmadan, işe giriş bildirgeleri üzerinde imza incelemesi yapılmadan, kamu kuruluşu olan davalı işyerinde çalışan yetkili kişiler dinlenmeden eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınarak, davacıya ait şahsi sicil dosyasını ve nüfus kaydını ve işyerinde davalı …’ya ait dosya, ücret bordrolarını getirtmek,işe giriş bildirgeleri ve davalı …’ya ait şahsi işyeri dosyasında da imzası bulunan tüm belgeler üzerinde imza incelemesi yaptırmak, bordro tanıklarına davacının babası olan davalının da işyerinde çalışıp çalışmadığını ve oğlu olan davacının yerine davalı babasının bildirilip bildirilmediğini ve nedenlerini sormak, işveren kuruluşun davacının çalıştığı dönemlerde görev yapan yetkili şef, amir, müdür gibi yetkili kişilerini dinlemek, davacının işyerinde çalışıp çalışmadığını kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit etmek ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın,yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup ,bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,17.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.