YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2287
KARAR NO : 2011/2575
KARAR TARİHİ : 22.03.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı işveren nezdinde 4.5.1999- 10.3.2003 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 04.05.1999 – 10.03.2003 tarihleri arasında geçen ve kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının 04.05.1999 – 10.03.2003 tarihleri arasında her ay 30 gün üzerinden kesintisiz çalıştığı kabul edilmiş ise de varılan bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Somut olayda uyuşmazlık, davacının davalı işyerinde geçen ve Kuruma eksik bildirilen çalışmalarının her ay 30 gün üzerinden olup olmadığı, davacının çalışmalarının puantaj kayıtları ve eksik gün bildirim formlarına göre Kuruma doğru bildirilip bildirilmediği noktasında toplanmaktadır.
506 sayılı Yasa’nın değişik 79/2. maddesine göre, işverenler 1 ay içerisinde 30 günden az çalıştırdıkları sigortalıların bu durumunu açıklayan bilgi ve belgelerini prim belgelerine eklemek zorundadırlar. Bu açıklayıcı belgelerden amaç 30 günden eksik çalışmaların gerçekte işyeri kayıtlarına ve görülen işe uygun olup olmadığını belgelemek ve bu yönde Kuruma bilgi vermektir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının davalı işyerinde 04.05.1999-15.12.2002 tarihleri arasında geçen çalışmalarının puantaj kayıtlarına dayalı olarak değişik dönemlerde 5-75 gün arasında olmak üzere Kuruma eksik bildirildiği, bordro tanıkları davacının 1999 yılı Mayıs ayından 2003 yılı Nisan ayına kadar kesintisiz çalıştığını bildirmelerine karşın davacı vekilinin 29.12.2004 tarihli dilekçesi ile ayda 30 günden eksik çalışmayı gösteren puantaj kayıtlarının bir kısmındaki imzanın davacıya ait olduğunu kabul ettiği ancak puantaj kayıtlarının bir kısmındaki imzanın davacıya ait olmadığını ifade ederek imzaya itiraz ettiği, mahkemenin puantaj kayıtlarının asıllarını Kurumdan getirterek imza incelemesine karar verdiği ancak bu kararından üstü kapalı bir şekilde vazgeçerek davanın kabulüne karar verdiği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, davalı işyerinden ücret tediye bordrolarını getirtmek, Kurumun mahkemeye sunduğu ancak yargılama aşamasında bulunamayan puantaj cetvellerinin aslını dosyaya getirterek davacının tespitini istediği sürelerle ilgili olarak bordro ve puantaj cetvellerinde yazılı çalışma sürelerini karşılaştırmak suretiyle davacının imzası olanlar saptanarak imzasını içeren ücret tediye bordrosu ve puantaj kayıtlarına geçmiş sürelerin dışındaki sürelerle ilgili olarak istemin reddine, davacının imzanın kendisine ait olmadığını beyan ettiği puantaj cetvellerinde yer alan imzanın davacıya ait olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumundan rapor almak, bu imzaların da davacıya ait olduğu saptanır ise bu sürelere yönelik talebin de reddine karar vermek, puantaj cetvellerindeki imzanın davacıya ait olmadığı saptanır ise dosya içerisinde yer alan bordro tanıklarının beyanları ve diğer deliller ile birlikte değerledirerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 22.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.