YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1799
KARAR NO : 2011/2749
KARAR TARİHİ : 24.03.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 27.2.1999-2.5.2007 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ile davalılardan Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 27.02.1999-02.05.2007 dava tarihleri arasında davalı işverene ait Eser Palas Hotel unvanlı işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulü ile, davacının 12.02.2007 tarihinde işyerinde bir gün çalıştığı hususunun tesbitine,diğer talepleri yerinde bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının davalı işyerinde 13.02.2007 tarihinde işe başladığına dair işe giriş bildirgesinin 12.02.2007 tarihinde Kuruma verildiği,davalı işyerinden 13.02.2007-2007/9.aylar arasında tam bildirildiği,davalıya ait işyerinin 10.03.2006 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı,30.11.2006 tarihinden itibaren gayri faal olduğu,12.02.2007 tarihli Durum Tespit Tutanağında, davalı işyerinde yapılan tesbit sırasında işveren olmadığı için davacı ile muhatap olunduğu,davacının uzun zamandır işyerinde çalıştığını ancak işe giriş tarihini tam olarak hatırlayamadığını söylediği,işyerinde başka çalışana rastlanmadığının tesbit edildiği,19.02.2007 tarihli Kurum Yoklama Memurunun raporunda,yerel denetim sırasında işyerinde fiili çalışması tesbit edilen davacının 12.02.2007 tarihi itibariyle tescilinin sağlanması gerektiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı yasanın 79. maddesi bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının
çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ilc çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527,30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda, davalı işyerinde tutulan yerel denetim tutanağı sırasında davacının 12.02.2007 tarihinde işyerinde fiili çalışması tespit edildiğinden bu tarihte çalıştığının tespiti yerinde ise de davacı tanıkları davacının sürekli çalışmasından öz ettiği halde bordro ve davalı tanıkları davacının devamlı çalışmadığını söylediğinden, işyerinin otel olduğu gözetilerek işyerinin kapsam ve kapasite durumu araştırılmadan, davacının ilgili Emniyet biriminde kaydı olup olmadığı tespit edilip komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarının beyanlarına başvurulmadan eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği gözetilerek soruşturmayı genişletmek, işyerinin otel olduğu gözetilerek kapsam ve kapasite durumunu araştırmak, davacının ilgili Emniyet birimine çalışan olarak bildirilip bildirilmediğini sormak, davacı ile aynı dönemlerde komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına, resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarını veya işverenleri tespit edip beyanlarına başvurmak, daha önce dinlenen komşu işyeri tanıkları ve diğer tanıkların tanıklık yaptığı dönemle ilgili belgeleri getirtmek ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenerden ilgilisine iadesine, 24.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.