Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/2115 E. 2011/2985 K. 31.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2115
KARAR NO : 2011/2985
KARAR TARİHİ : 31.03.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, karşı davalı, dul ve yetim aylığını iptal eden kurum işleminin iptaline davalı karşı davacı, 2001/3497 esas sayılı icra dosyasında yapılan itirazın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Davacı, murisi Abdullah Özçelik’in oda kaydının usulsüz olması nedeniyle … hizmetinin ve dolayısıyla dul ve yetim aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptalini, davalı- karşı davacı Kurum yaptığı ilamsız icra takibine davalı-karşı davacının yaptığı itirazın iptalini istemişlerdir.
Mahkemece davanın kabulü ile, davacı murisi Abdullah Özçelik’in 22/03/1985-23/08/1996 tarihleri arasındaki sigortalılığının ve buna bağlı olarakta davacıya bağlanan ölüm aylığının iptaline ilişkin 28/05/2001 tarih ve 1650-6129 sayılı Kurum (…) işleminin iptaline,birleşen 2002/310 Esas sayılı itirazın iptali davasının reddine karar verilmiştir.
01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren, 1479 sayılı yasanın 24. maddesi ilk şekliyle, sigortalılığın oluşumu için, kendi ad ve hesabına bağımsız çalışma olgusunun gerçekleşmesi yanında, ayrıca, kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu da aramıştır. Bu kuruluşlara kayıt tarihi ise, sigortalılığın başlangıcı yönünden, yasal karine kabul edilmiştir. 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı yasa, …’lu olabilme yönünden, söz konusu 24. maddenin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu kaldırmış, sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulunun gerçekleşmesi durumunda, sigortalılığın oluşacağını yeterli görmüştür. Buna karşın, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı yasa bağımsız çalışanların sigortalı olabilmeleri yönünden vergi yükümlülüğünü öngörmüş, vergiden muaf olanların da kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmaları durumunda yine sigortalı sayılacaklarını kabul etmiştir. Nihayet, 22.03.1985 yürürlük tarihli 3165 sayılı yasa, sigortalılığa karine yönünden vergi kaydının, bu kaydın bulunmaması veya vergiden muaf olunması halinde, esnaf ve sanatkar sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kayıtlarının esas alınacağını belirlemiştir.
Öte yandan 507 sayılı Yasa’nın 2.5.1983 tarihli ve 62 sayılı K.H.K. ve K.H.K’nun aynen kabulüne dair 14.2.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3153 sayılı Yasa ile değişik 5. maddesine göre ise “Esnaf ve Sanatkar siciline kayıtlı esnaf ve küçük sanatkarlar çalışma bölgesi içindeki derneğe kayıt olmak zorundadır. Kayıt zorunluluğunu 1 ay içinde yerine getirmeyenler sicile kayıt tarihinden itibaren geçerli olmak üzere doğrudan doğruya kaydedilirler.” Değişik 119. maddeye göre “ mesleki faaliyette bulunabilmeleri ve ilgili derneğe kaydedilmeleri için sicile kayıtları şarttır.” 62 sayılı K.H.K.’nun geçici 2. maddesinde “Esnaf siciline kayıt ilgili yönetmeliklerin yayımı tarihinden itibaren 1 yıl içinde çıkarılmak zorunda” olduğu bildirilmiş İlgili Yönetmelik ise 1.1.1984 tarihinde yürürlüğe konmuş ve 1 yıllık geçiş süresi 1.1.1985 tarihinde sona ermiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacı murisinin 23.8.1996 tarihinde öldüğü, ölümünden sonra davacının oğlu Mustafa Özçelik tarafından verilen 06.10.1999 tarihli giriş bildirgesi ile 01.01.1979 tarih ve 131 sıra numarası ile Bismil Esnaf ve Sanatkarlar Odasındaki üye kaydına istinaden 22.03.1985 tarihi itibariyle 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu … sigortalısı olarak tescil edildiği, davacıya 01.09.1996 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlandığı, Kurumca, 28.05.2001 tarih ve 1650-6129 sayılı yazıyla,Bismil Esnaf Odası kayıtlarının müfettiş raporuyla usulsüz olduğu tesbit edildiğinden … hizmet sürelerinin ve bağlanan ölüm aylığının iptal edildiği, davacıya yersiz ödenen aylıkları nedeniyle ilamsız icra takibi yapıldığı, davacının borca itiraz ettiği, Kurumca görülmekte olan itirazın iptali davası açıldığı, murisin Bismil Esnaf Odasına 01.01.1979 tarihinde kayıtlı olduğunun gözüktüğü, Esnaf Sicil ve vergi kaydının bulunmadığı Bismil Esnaf Odası yöneticileri ve üyelerinden oluşan 59 kişi hakkında resmi evrakta sahtekarlık suretiyle kamu kuruluşunu dolandırmak suçlarından Diyarbakır 3.Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, davanın derdest olduğu,İddianamede, eski üye kayıt defterinin ibraz edilemediği, mevcut üye kayıt defterinin düzenli tutulmadığı, oda ile ilgisi bulunmayan kişilerin odaya kaydının yapılarak …’dan haksız aylık almalarının sağlandığının belirtildiği, davacı hakkında da resmi evrakta sahtecilik yapılarak kamu kurumunu dolandırmak suçundan dava açıldığı, Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2003/65 Esas sayılı dava dosyasında Bismil Esnaf ve Sanatkarlar Odası üye kayıt defterleri üzerinde yapılan Kriminal İnceleme raporunun 5. sayfasında davacının murisinin Bismil Noterliğince 20.08.1997 tarih ve 05447 yevmiye numarası ile tasdiklenmiş üye kayıt defterinin 34. sayfasında 131 sıra numarasında kayıtlı olduğu, Kriminal raporun 9. sayfasında; bu kaydın doküman inceleme cihazı ile yapılan incelemeleri neticesinde belirtilen kayıt üzerinde tahrifat amaçlı olarak silinti-kazıntı veya ilave yapıldığını gösterir nitelikte yeterli bulgulara rastlanılmadığı şeklinde değerlendirme yapıldığı müfettiş raporunda Bismil Esnaf Odası üye kayıt defterinin 1997 yılında yeni deftere kaydedildiği, eski defterlerin akibetinin bilinmediği, yönetim kurulu karar defterinin ilgili oda tarafından Kurum müfettişine ibraz edilmediği, davacı murisinin odaya aidat ödemediği, 1984 yılı öncesine ait hazirun cetvellerinin odaca ibraz edilemediği, 1996 ve 1999 yıllarına ilişkin hazirun cetvellerinin ibraz edildiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.
Davacı murisinin oda ve sicil kaydı birarada bulunmadığından ve 22.03.1985-23.08.1996 tarihleri arasında usulüne uygun (geçerli) bir oda kaydının bulunmaması nedeniyle bu dönemde sigortalılık şartlarını taşımadığının kabulü gerekir.
Ancak davalı Kurumun geçmişe yönelik (uyuşmazlık konusu dönemi de kapsar şekilde) prim tahsil etmesi ve uzun süre bu primleri kullanması sigortalıya ölüm aylığı bağlayıp aylık konusunda umut verdikten sonra davacı murisinin sigortalılığını ve davacının ölüm aylığını iptal etmesi Medeni Kanun’un 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacaktır. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 01.10.1997 gün ve E: 1997/10-578, K: 1997/758; 24.09.2003 gün ve 2003/10-489, 2003/490 sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Ne var ki; kimse kendi hilesinden istifade edemeyeceğinden bu kuralın uygulanabilmesi için usulsüz oda kaydının davacınında katılımının bulunduğu mavazaalı bir işlem sonucu oluşturulmaması gereklidir.
Davacı murisinin 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu … sigortalılığını sağlayan Bismil Esnaf Odası kayıtlarının sahtecilik suretiyle oluşturulduğu iddiasıyla, oda yöneticileri, üyeleri ve davacı hakkında ceza davası açılması, oda kayıtlarının sahtecilik suretiyle oluşturulup oluşturulmadığının, oluşturulmuş ise bu sahtecilik işleminin davacının katılımı ile gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği bu dava sonucu verilecek karar ile saptanmasının mümkün olması karşısında, oda kaydının sahtecilik yoluyla oluşturulduğu ve bu işlemin davacının katılımı ile gerçekleştirildiğinin anlaşılması halinde somut olaya MK 2. maddesi uygulanamayacağından ceza yargılamasının sonucu beklenilerek tüm delillerin değerlendirilmesi ve bir sonuca varılması gerekirken, mahkemece ceza davasının sonucu beklenmeden eksik inceleme ile tanık sözleri ile yetinilerek sonuca gidilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı- karşı davacı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 31.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.