YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13243
KARAR NO : 2011/2863
KARAR TARİHİ : 29.03.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 20.04.1982-20.10.2005 tarihleri arası … sigortalısı olduğunun tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava: 20.04.1982-20.10.2005 tarihleri arasında kalan sürede 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun ve askerlik borçlanması ile birlikte dava tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile dava tarihinden itibaren işleyecek yaşlılık aylığının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda: “Davanın kabulü ile 21.10.2005 tarihi itibarıyla davacının yaşlılık aylığını hak etmesi nedeniyle kendisine yaşlılık aylığı bağlanmasına, aylıkları hak etmesi nedeniyle kendisine ödenmesine” karar verilmiş ve bu karar süresinde davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmiştir.
Yerel mahkemenin dava dilekçesindeki yaşlılık aylığı talebinin Kuruma yapılmış başvuru olarak kabul edilerek, davacının 21.10.2005 dava tarihinde 20.04.1982-20.10.2005 tarihleri arasında 23 yıl 6 ay 1 gün 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığı ve 1 yıl 8 ay askerlik borçlanması ile birlikte 25 yıl 2 ay 1 gün prim ödeme gün sayısının bulunduğu ve yaş koşuluna sahip olduğuna ilişkin değerlendirmesi doğrudur. Ancak 21.10 2005 tarihi itibarıyla yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesi hatalı olmuştur.
Davacının 31.10.2005 tarihi itibarıyla 244,08TL prim borcunun bulunduğu, 19.10.2005 tarihindeki prim ödemesinin cari ay prim borcuna karşılık olduğu dosya içerisindeki Kurum cevabi yazılarıyla ekindeki ekstrelerden anlaşılmaktadır. Öte yandan tahsis talebinde bulunan sigortalıya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için; 1479 sayılı yasanın 35/a ve 5510 sayılı yasanın 28. maddesinin sondan bir önceki fıkrasındaki düzenleme gereğince, tahsis talep tarihinde sigortalının prim ve her türlü borçlarının ödenmiş olması gerektiği açıktır. Somut olayda davacının tahsis talep tarihinde prim borcunun bulunduğu ve bu borcu 22.11.2005 tarihinde ödediği dosya içerisindeki hesap ekstrelerinden anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca prim borcunun ödendiği 22.11.2005 tarihini takip eden aybaşı olan 01.12.2005 tarihinden itibaren davacıya yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmek gerekirken, 21.10 2005 tarihi itibarıyla yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinmesine; Yerine
“1-Davanın kısmen kabulü ile 01.12.2005 tarihinden itibaren davacıya yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Davacı tarafça yatırılan 11,20-TL harç giderinin, karar kesinleştiğinde ve istemi halinde davacıya iadesine,
3- Davanın kısmen kabulü nedeniyle davacı tarafça yapılan toplam 678,80-TL yargılama giderinden takdiren 675,00-TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, avukat ile temsil edilen davacı yararına 1.000,00-TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, avukat ile temsil edilen davalı yararına 1.000,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 29.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.