YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2422
KARAR NO : 2010/6787
KARAR TARİHİ : 14.06.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı,SSK’lı süreleri hariç 1.1.1986-30.11.1991 tarihleri arası tarım … sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, 01.01.1986 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa kapsamındaki zorunlu sigortalı çalışmaları dışında kalan sürede tarım … sigortalısı olduğunun tesbitini istemiştir.
Mahkemece, davacının 01.01.1986-01.12.1999 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamında çalışmaları dışında Tarım … sigortalı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kimlerin Tarım … sigortalısı sayılacakları 2926 sayılı Yasa’nın 2. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre, “kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan Sosyal Güvenlik Kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın 3. maddesinin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyetlerde bulunanların bu kanuna göre sigortalı sayılacakları” kabul edilmiştir. Öte yandan, 2926 sayılı Yasa’nın 6/b maddesi hükmüne göre, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren sigortalılıkları sona erer.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 01.01.1986 tarihinde 2926 sayılı Yasa gereğince Tarım … sigortalısı olarak re’sen tescil edildiği, davacının Tarım … sigortalılığı ile çakışan 01.12.1991-30.04.1999 tarihleri arasında 1991 yılında 30 gün, 1992 yılında 120 gün, 1993 yılında 23 gün, 1994 yılında 86 gün, 1998 yılında 14 gün, 1999 yılında 120 gün 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmalarının bulunduğu, davalı Kurum tarafından bu durumun öğrenilmesi üzerine davacının 506 sayılı Yasa’ya tabi işe girdiği 01.12.1991 tarihinden bir gün önce 30.11.1991 tarihinde terkin edilerek bu tarihten sonraki sigortalılığının iptal edildiği, davacının 29.11.1999 tarihinde prim ödediği,bu prim ödemesine göre 01.12.1999 tarihinden itibaren Tarım … sigortalılığının tekrar başlatılıp devam ettiği, 05.09.1997 tarihinde satın aldığı tapulu zirai taşınmazı bulunduğu, 01.01.2001 tarihinden itibaren Ziraat Odası kaydının bulunduğu, Tarım Kredi Koop ve Pancar Ekiciler Koop kaydının bulunmadığı, anlaşılmaktadır.
Gerçekten Tarım … sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyetin bulunduğunun anlaşıldığı hallerde, 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmaların 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyeceği, 2926 sayılı Yasanın 36 ve 10.maddesindeki şartlarında gerçekleşmesi halinde 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından Tarım … sigortalısı olunduğunun kabulünün gerekeceği, 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmaların uzun süreli olduğu hallerde ise, tarımsal faaliyetin kesintiye uğradığının ve SSK’lı çalışmanın sona ermesinden sonra, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için, doğrudan prim yatırılması veya aynı yasanın 36.maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulması gerektiği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 14.02.2007 gün ve E:2007/21-73, K:2007/71; 11.07.2007 gün ve E:2007/21-543, K:2007/541 sayılı kararları).
Davacının tesbitini istediği tarihler arasındaki 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmaları kısa süreli çalışma niteliğindedir. Ancak 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmaları sona erdikten sonra tarımsal faaliyetinin devam ettiğini kanıtlayan, 05.09.1997 tarihinden önce adına kayıtlı taşınmaz bulunmadığı gibi ziraat Odası kaydı da 01.01.2001 tarihinde başlamaktadır.
Mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın davanın reddi yerine soyut nitelikteki tanık anlatımları ve zabıta araştırması sonucuna göre yazılı şekilde istemin kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.