Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/10448 E. 2010/6486 K. 07.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10448
KARAR NO : 2010/6486
KARAR TARİHİ : 07.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacılar, iş kazası sonucu ölen sigortalı çocukları nedeniyle iş kazası sigorta kolundan gelir bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, anne ve babanın Sosyal Güvenlik Kurumu ve işverenlere karşı açtığı iş kazası sonucu ölen sigortalı çocukları nedeni ile iş kazası sigorta kolundan gelir bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulü ile davacıların her birine Sigortalı murislerinin yıllık kazancının % 70 ‘inin (yüzde yetmişinin) dörtte bir oranında gelir bağlanmasına karar verilmiştir.,
1-Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacılar murisinin 14.11.2000 tarihinde tuğla fabrikasında çalışırken geçirdiği iş kazası sonucu 16 yaşında iken bekar olarak öldüğü, 02.05.2001 tarihli SSK müfettiş raporu ile olayın iş kazası olduğunun tespit edildiği, davacılar tarafından gelir bağlanması istemi ile 15.04.2002 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu’na yapılan başvuru üzerine 14.11.2000 tarihinde iş kazası sonucu ölen Engin Kaya’nın sağlığında davacıların geçimine sürekli katkıda bulunmadığı gerekçesi ile gelir bağlanmasının mümkün olmadığının bildirildiği, Sinop Asliye Hukuk İş Mahkemesi’nin 2007/466 E sayılı dosyası ile yapılan zabıta araştırması sounucu; davacıların köyde oturdukları maddi durumlarının kötü olduğu bir büyük baş ineği ile birkaç küçükbaş hayvanları bulunduğu sürekli gelir getiren bir işleri bulunmadığı ve köydeki evlerinin kendilerine ait olduğunun tespit edildiği, davacılar adına kayıtlı taşınmazın bulunmadığı, anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 24 maddesinde, sigortalının ölümü tarihinde eşine ve çocuklarına bağlanması gereken gelirlerin toplamı, sigortalının yıllık kazancının % 70 inden aşağı ise artanı, eşit hisseler halinde sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmayan veya 2022 sayılı Kanuna göre bağlanan aylık hariç olmak üzere buralardan her ne ad altında olursa olsun gelir veya aylık almayan ana ve babasına gelir olarak verileceği, ancak bunların her birinin hissesi sigortalının yıllık kazancının % 70 inin dörtte birini geçemeyeceği bildirilmiştir.
4958 sayılı Yasa’nın 35. maddesi ile 506 sayılı Yasa’nın 24. maddesindeki “ geçimi sigortalı tarafından sağlandığı belgelenen” ibarelerinin değiştirilip yerine” Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmayan veya 2022 sayılı Kanuna göre bağlanan aylık hariç olmak üzere bunlardan her ne ad altında olursa olsun gelir veya aylık almayan” ibarelerinin getirtilmiş olması, bu tür yeni yasaların yürürlüğe girmeleri ile birlikte derhal tesirini husule getireceği, henüz kesinleşmemiş olan eldeki dava yönünden de dikkate alınması gerekeceği tartışmasızdır. Bu gibi durumlarda kanunların geriye yürümesi değil, ani etkisi söz konusudur.
Somut olayda, mahkemece Sinop Asliye Hukuk İş Mahkemesi’nin 2007/466 E sayılı dosyası ile yapılan zabıta araştırması ve delillere göre davacıların, ölen sigortalının sağlığında desteğinden yararlandığı kabul edilerek, 4958 sayılı Yasa’nın 35. maddesi ile 506 sayılı Yasa’nın 24. maddesindeki yapılan değişikliğe göre, davacıların sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmaları veya 2022 sayılı Kanuna göre bağlanan aylık hariç olmak üzere bunlardan her ne ad altında gelir ve aylık alıp almadıkları araştırılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
2-HUMK Madde 389 maddesi uyarınca verilen karar ile iki tarafa tahmil ve bahşedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüdü mücip olmayacak surette gayet sarih açık yazılmalıdır.
Mahkemece ölüm aylığının başlangıç tarihi gösterilmeksizin hükmün infazında tereddüt yaratacak şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-506 sayılı Yasanın 24 maddesine göre, sigortalının ölümü tarihinde eşine ve çocuklarına bağlanması gereken gelirlerin toplamı, sigortalının yıllık kazancının %70’inden aşağı ise artanı, eşit hisseler halinde sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmayan veya 2022 sayılı Kanuna göre bağlanan aylık hariç olmak üzere buralardan her ne ad altında olursa olsun gelir veya aylık almayan ana ve babasına gelir olarak verilir. Ancak bunların her birinin hissesi sigortalının yıllık kazancının %70’inin dörtte birini geçemeyeceğine ilişkin düzenleme ile anne ve babaya gelir bağlama yükümlülüğünün Sosyal Güvenlik Kurumu’na ait olduğu düzenlenmiştir. Bu nedenle ihtilaf iş kazası sonucu ölen sigortalının anne ve babasına iş kazası sigorta kolundan gelir bağlanmasına ilişkin olduğundan, gelir bağlanması konusunda sorumluluğu bulunmayan davalı işverenler hakkında davanın husumet yokluğundan reddi yerine Sosyal Güvenlik Kurumu dışında kalan davalılar hakkında da hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yapılacak iş; Sosyal Güvenlik Kurumu dışında kalan davalıların gelir bağlanması ile ilgili sorumluluğu bulunmadığından haklarında açılan davanın reddine karar vermek, davacı anne ve babaya 2022 sayılı Kanuna göre bağlanan aylık hariç olmak üzere sosyal güvenlik kurumlarından gelir alıp almadıklarını araştırmak, sonucuna göre davacılara bekar olarak ölen sigortalının sağlığında desteğinden yararlandıklarının kabulü halinde ölüm tarihini takip eden ay başından itibaren, aksi halde 506 sayılı Yasa’nın 24 maddesinde değişiklik yapan 9.7.2003 tarih 4958 sayılı Yasa’nın 35. maddesinin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden aybaşından itibaren iş kazası sigorta kolundan gelir bağlanmasına karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde eksik araştırma sonucu karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden ilgililere iadesine, 07.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.