YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13417
KARAR NO : 2011/2231
KARAR TARİHİ : 15.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, SSK’lı süreleri hariç 1986-2000 tarihleri arası tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava nitelikçe: Davacının 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli zorunlu çalışmaları dışında, 01.01.1986-03.10 2000 tarihleri arasında Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulü ile davacının 01.01.1986-04.07.1990 tarihleri dışında, 28.08.1990-03.10.2000 tarihleri arasında tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar vermiştir.
Gerçekten Tarım … sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyetin bulunduğunun anlaşıldığı hallerde, 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmaların 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyeceği, 2926 sayılı Yasanın 36 ve 10.maddesindeki şartlarında gerçekleşmesi halinde 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından Tarım … sigortalısı olunduğunun kabulünün gerekeceği, 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmaların uzun süreli olduğu hallerde ise, tarımsal faaliyetin kesintiye uğradığının ve SSK’lı çalışmanın sona ermesinden sonra, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için, doğrudan prim yatırılması veya aynı yasanın 36.maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulması gerektiği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Yapılan incelemede davacının davalı Kurumca 01.01.1986 tarihi itibariyle kayıt ve tescil edildiği ihtilaflı dönemde 15.07.1990-27.08.1990 tarihleri arasında 42 gün, 506 sayılı Kanuna tabi zorunlu sigortalılığının bulunduğu, davalı Kurumca durumun öğrenilmesi üzerine 04.07.1990 tarihinden itibaren terkin edildiği, 04.10.2000 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamında … sigortalı olarak tescilinin bulunduğu, Ziraat Odası ve Tarım Kredi Kooperatif kaydının bulunmadığı, 09.03.1999 tarihinden itibaren süt hayvancılığı nedeniyle işletme kayıt ve tescilinin bulunduğu, zabıta araştırması ve muhtarlık beyanına göre geçimini çiftçilikle sağladığı, tapuda üzerine kayıtlı zirai arazisinin olup olmadığının, Belediyeye zirai arazi emlak vergi beyannamesi verip vermediğinin araştırılmadığı görülmektedir.
Somut olayda davacının 506 sayılı Yasa’ya tabi kısa süreli çalışmasının bittiği 27.08.1990 tarihinden sonra 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığının başladığı 04.10.2000 tarihine kadar tarımsal faaliyette bulunduğuna ilişkin hiçbir kayıt bulunmamaktadır.
Yapılacak iş, davacının 01.01.1986 tarihinde Tarım … sigortalısı olarak tescil edildiği anlaşılmakla beraber, zirai faaliyetin sürdürüleceği bir taşınmazının bulunup bulunmadığı anlaşılamadığından, ilgili tapu dairesinden uyuşmazlık konusu dönemin öncesinde ve sonrasında davacı adına zirai taşınmaz tapu kaydı bulunup bulunmadığını araştırmak Belediyeden varsa davacının verdiği emlak vergi beyanlarını veriliş tarihleriyle birlikte getirtmek, davacının 27.08.1990 tarihinden itibaren uyuşmazlık konusu dönemde tarımsal faaliyetinin devam ettiğini gösteren bir kayıt var ise davayı şimdiki gibi kabul etmek, yoksa reddine karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.