Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/2660 E. 2011/2994 K. 31.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2660
KARAR NO : 2011/2994
KARAR TARİHİ : 31.03.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalı işveren nezdinde 15.10.2002-31.08.2003 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının davalı şirkete ait iş yerinde 15.10.2002-31.8.2003 tarihleri arasında geçen ve kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile;davacının davalı … Derneğinde;15/10/2002-31/03/2003 tarihleri arasında 165 gün günlük 10,91 TL ,01/04/2003-30/06/2003 tarihleri arasında 90 gün günlük 13,10 TL,01/07/2003-08/07/2003 tarihleri arasında 8 gün günlük 15,26 TL ücretle çalıştığının tespitine ,karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, yapılan işin sekreterlik işi olduğu,davacının 01.11.1984-31.08.2003 tarihleri arasında farklı işyerlerinde kesintili olarak 233 gün 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmalarının olduğu, 09.07.2003 tarihinde davalı iş yerinde işe girdiğine dair imzalı bildirgenin 08.07.2003 tarihinde kuruma verildiği, 31.08.2003 tarihinde işten çıkışının hizmet cetvelinde görüldüğü, davalı iş yerinde; 9.7.2003-31.8.2003 tarihleri arasında 53 gün çalışmasının olduğu,tesbiti istenilen dönem ile çakışan başka işyeri çalışmasının olmadığı, davalıya ait işyerinin 9.7.2003 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, halen faal olduğu, derneğin 22.06.2000 tarihinde kurulduğu, 19.12.2003 tarihli Müfettiş raporunda, davacının iş akdinin haksız feshedildiği tesbit edildiği, hizmet süresi ile ilgili dava açması gerektiğinin bildirildiği,davacının davalı derneğe 05.11.2002 tarihinde üye olmak için başvurduğu, 22.11.2002 tarihinde üye olarak kayıt edildiği, 01.07.2003 tarihli yoklama fişinde,davalı derneğin 01.07.2003 tarihinden itibaren işçi çalıştırmaya başlayacağının tesbit edildiği, davacının ve yoklama memurunun yoklama fişinde imzasının olduğu anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasa’sının 2 ve 6. maddelerinde açıkça belirlendiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemez. Fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesiyle birlikte 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesinde belirtilen sigortalının gün sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bilgileri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 17. maddesinde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu belgelerdir. 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tespit davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge veya yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması koşuluyla, bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken komşu işyerleri kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kim diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda; mahkemece davacının 01.07.2003-08.07.2003 tarihleri arasında davalı işyerinde 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olarak çalıştığının kabulü doğru ise de, 15/10/2002-30/06/2003 tarihleri arasındaki dönem yönünden, 01.07.2003 tarihli yoklama fişinde,davalı Derneğin 01.07.2003 tarihinden itibaren işçi çalıştırmaya başlayacağının tesbit edilmiş olması, davacının ve yoklama memurunun yoklama fişinde imzasının bulunması karşısında, davacının bu tutanaktaki beyanı ve imzası konusunda bir değerlendirme yapılmadan tutanaktaki imzanın davacıya ait olduğunun anlaşılması halinde davacıyı bağlayacağı düşünülmeden eksik inceleme ile sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; , 01.07.2003 tarihli yoklama fişi ile ilgili davacının beyanını almak, gerekirse tutanaktaki imza üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırmak, imzanın davacıya ait çıkması halinde davacının bu konuda vereceği beyanını değerlendirerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 31.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.