YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2026
KARAR NO : 2011/2046
KARAR TARİHİ : 10.03.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı iş verenin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Uyuşmazlık davacı sigortalının davalı işverenin işyerinde meydana gelen iş kazasında % 16 oranında sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı dava dilekçesi ve ıslah dilekçesi ile 20.000.00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren faiziyle tahsilini istemiştir.
Mahkemece, 20.000,00 TL maddi tazminat ile 20.000.00 TL manevi tazminatın olay tarihinden yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş, karar davalı iş veren vekilince temyiz edilmiştir.
Olay tarihinde davalı işverene ait işyerinde çalışırken iş kazası geçiren davacının % 16 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davacı işçinin %40, davalı işverenin ise %55 ,greyder operatörü işveren çalışanı Avni Güneş’in %5 oranında kusurlu bulunduğu dosya içeriğinden ve bilirkişi raporlarından anlaşılmaktadır.
Toplanan delillerden maddi tazminat isteminin kabulüne karar verilmesi doğrudur.
Manevi tazminata gelince; B.K’nun 47. maddesinde hâkimin, bedensel bütünlüğün zedelenmesi halinde olayın özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Olayın özelliklerinin neler olduğu konu ile ilgili 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebileceğinden hâkimin kararında bunları objektif ölçülere göre göstermesi gerekir. Manevi tazminatın miktarını belirleme görevi hâkimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilecek manevi tazminat tutarının uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan acıyı hafifletici nitelikte olması, zarara uğrayanda bir huzur duygusu oluşturmalı,niteliği gereği bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinerek zarar uğrayan için bir zenginleşme aracı olmamalıdır.
Bu ilkeler ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları, ülkenin ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü, tarafların kusuru,özellikle kazaya uğrayan işçinin iş göremezlik oranı ve yaşı olayın ağırlığı ve tarihi davacıda yaratılan elem ve üzüntü gibi diğer özelliklerde gözetildiğinde davacı yararına 15.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 20.000,00 TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HUMK’nun 438/7.maddesi gereği düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1-Davanın kısmen kabulü ile, 20.000,00 TL maddi tazminat ile 15.000,00 TL manevi tazminatın 19.6.1999 olay tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine,
2-Alınması gereken 1.890. TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin ödenen 945 .00 TL harcın mahsubu ile kalan 945.00 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından ödenen 13.10 TL başvurma harcı ve 945.00 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan 640,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre takdiren 322.50 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan toplam 450,00 TL yargılama giderinden takdiren 225,00 TL’nın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden davacı için hesaplanan 1.800,00 TL ile kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 2.400,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Reddedilen, manevi tazminat miktarı üzerinden aynı Tarife gereğince hesaplanan 1.800,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine”, rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 10.3.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.