YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12893
KARAR NO : 2010/9535
KARAR TARİHİ : 07.10.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı işveren nezdinde 1.5.1988- 15.7.2000 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ile davalılardan Sosyal Güvenlik Kurumu ile … Plastik San.A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalılardan … Plastik San. A.Ş.’nin tüm, davacı ve davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının davalılara ait işyerinde 01.05.1988-15.07.2000 tarihleri arasında geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmalarının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda istemin kısmen kabulü ile davacının asıl işveren … Plastik AŞ’ye ait işleri yapmak üzere … işyerinde 05.04.1993-15.07.2000 tarihleri arasında çalıştığının tesbitine, dava türüne ve dosya kapsamına göre davalı … aleyhine masraf ve avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden asıl işveren … Plastik Sanayi AŞ’nin mülkiyeti kendisine ait taşınmazı davalılardan alt işveren …’a kiraya verdiği, davacının asıl işveren … Plastik Sanayi AŞ’nin taşeronu olan …’a ait olan işyerinde çalıştığı, davalı …’ın bu işyerinde diğer davalı ….’ne tane başına ücretle çuval dikim işi yaptığı, davacının işçilik alacaklarının tahsili istemi ile her iki işverene karşı açtığı … 2. İş Mahkemesinin 2003/130 Esas nosunda görülen davada mahkemece davalı ….’nin asıl işveren olarak kabul edildiği, verilen kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 4857 sayılı Yasa’nın 2. maddesinde bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal ve hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren -alt işveren ilişkisi deneceği, bu ilişkide asıl işverenin, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden asıl işveren ile birlikte sorumlu olacağı, işletmenin ve işin gereği teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl işin bölünerek alt işverenler verilemeyeceği, ihtilaf konusu dönemde yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasa’nın 87. maddesinde sigortalıların üçüncü bir kişinin aracılığı ile işe girmiş ve bununla sözleşme yapmış olsalar bile, bu Kanunun işverene yüklediği ödevlerden dolayı, aracı olan üçüncü kişi ile birlikte asıl işverenin de sorumlu olacağı, bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde işverenden iş alan ve kendi adına sigortalı çalıştıran üçüncü kişiye aracı deneceği, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa’nın 12. maddesinde bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal ve hizmet üretimine ilişkin bir işte veya işin bölüm veya eklentilerinde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği sigortalıları çalıştıran üçüncü kişiye alt işveren deneceği, sigortalıların üçüncü kişiler aracılığıyla işe girmiş ve bunlarla sözleşme yapmış olsalar dahi, asıl işverenin bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile birlikte sorumlu olacağı bildirilmiştir.
Hizmet tespiti davası ile davacı işçi sonuç olarak tespitini istediği hizmet süresinin primlerinin de alt ve asıl işverence davalı Kuruma yatırılmasını amaçladığından ve bu davanın sonucunda verilen kesinleşmiş hüküm doğrultusunda primlerin Kurumca tahsili söz konusu olmakla dava sonuçta asıl işvereninde hak alanını ilgilendirdiğinden 506 sayılı Yasa’nın 79. ve 87. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde mahkemece her iki davalının işverenlik sıfatlarının asıl işveren-alt işveren olarak kabul edilip tespit davası yönünden haklarında hüküm kurulması gerekirken, asıl işveren … AŞ. hakkında sorumluluk doğuracak şekilde karar verilmemesi isabetsiz olmuştur.
Diğer yandan, davacının Kuruma verilen işe giriş bildirgesindeki işe giriş tarihi 17.05.1993 olduğu halde 05.04.1993 tarihinden itibaren işerinde çalıştığının tesbitine karar verilmesi ve davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde Kurum yararına avukatlık ücretine hükmolunmaması ve yargılama giderlerinin kabul ve red oranına göre taraflar arasında paylaştırılması yerine tüm yargılama giderlerinin davalı SGK ve …’tan alınmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, kararı davalı …’ın temyiz etmediği de gözetilerek H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek, yerine
“1-Davanın kısmen kabulü ile, davacının asıl işveren … Plastik San. A.Ş. ile alt işveren …’a ait işyerinde 17.05.1993-15.07.2000 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının TESBİTİNE, fazla istemin reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 575,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, aynı tarife gereğince hesaplanan 575,00 TL maktu avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılar SGK ve … AŞ.’ne verilmesine,
3- Davacı tarafından yapılan 149,60 TL yargılama giderinin davalılar SGK ve … AŞ.’nin sorumluluğu 1000.00 TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen davacıya verilmesine,
4-Alınması gereken 15,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 10,10 TL harcın düşümüyle kalan 5,50 TL harcın davalı işverenlerden müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 10,10 TL nisbi harç ile 10,10 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 20,20 TL harç giderinin davalı işverenlerden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 07.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.