Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/12804 E. 2011/2301 K. 17.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12804
KARAR NO : 2011/2301
KARAR TARİHİ : 17.03.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 20.4.1982-15.8.2005 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasaya tabi Esnaf … sigortalılığının geçerli olduğunun tespitiyle, prim borçlarının yeniden yapılandırılması yasasından yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma kararına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, davacının 20.04.1982-15.08.2005 tarihleri arasındaki 1479 sayılı Yasa’ya tabi Esnaf … sigortalılığının geçerli olduğunun ve prim borçlarının yeniden yapılandırılma yasasından yararlanmak suretiyle ödenmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece bozma kararına uyularak istemin kabulü ile davacının dava dilekçesi 5510 sayılı Yasa’nın geçici 24.maddesi gereğince prim borçlarının yeniden yapılandırılmasına yönelik talebi olarak değerlendirilerek, davacının 5458 sayılı Yasa’dan yararlanması gerektiğinin tesbitine karar verilmiştir.
Yargıtay’ın bozma kararına uyan mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır.Çünkü,mahkemenin bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli müktesep hak doğmuştur.(09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı)Usuli müktesep hak müessesesi HUMK’nda düzenlenmiş olmamakla beraber,Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiş ve geliştirilmiştir.Bazı konuların bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmesi durumunda da usuli kazanılmış hak doğmuş olur.Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün,bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir.Bozma kararına uyan mahkeme,kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez.Yani kesinleşmiş bu kısımlar o kısımlar lehine olan taraf yararına bir usuli müktesep hak teşkil eder.Hal böyle olunca, mahkemenin bozmadan önce davacı murisinin 20.04.1982-15.08.2005 tarihleri arasındaki 1479 sayılı Yasa’ya tabi Esnaf … sigortalılığının geçerli olduğuna ilişkin kararı bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleştiğinden bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken çalışmanın tesbiti ile ilgili bir hüküm kurulmaması isabetsiz olmuştur.Öte yandan, uyulmasına karar verilen bozma kararında davacının dava dilekçesinin 5510 sayılı Yasa’nın geçici 24.maddesi gereğince prim borçlarının yeniden yapılandırılmasına yönelik talebi olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtildiği halde davacı murisinin 5458 sayılı Yasa’dan yararlandırılması gerektiğine karar verilmesi de hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözektilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan “Davacının dava dilekçesi 5510 sayılı Yasa’nın geçici 24.maddesi gereğince prim borçlarının yeniden yapılandırılmasına yönelik talebi olarak değerlendirilerek, davacının 5458 sayılı Yasa’dan faydalanması gerektiğinin TESPİTİNE,” rakam ve sözcüklerinin silinerek yerine; “Davacının 20.04.1982-15.08.2005 tarihleri arasındaki 1479 sayılı Yasa’ya tabi Esnaf … sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine ilişkin hüküm bozma kararının kapsamı dışında kalıp kesinleştiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
Davacının 5763 sayılı Yasa’nın 27.maddesi ile 5510 sayılı Yasa’ya eklenen geçici 24.maddesi gereğince prim borçlarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin hükümlerden yararlandırılması gerektiğinin tespitine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 17.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.