YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8136
KARAR NO : 2011/8744
KARAR TARİHİ : 25.10.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01.01.1990-24.05.2002 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun ve davalı SS … … Yapı Koperatifi’nin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 01.01.1990-24.5.2002 tarihleri arasında kesintisiz geçen ve Kuruma eksik bildirilen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının 01.05.1992-24.5.2002 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığı kabul edilerek Kuruma eksik bildirilen 1704 günlük sigortalı çalışmasının tespitine karar verilmiş ise de varılan bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan; 506 sayılı Yasa’nın 2 ve 6. maddelerinde açıkça belirlendiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemez. Fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesiyle birlikte 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesinde belirtilen sigortalının gün sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bilgileri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 17. maddesinde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu belgelerdir. 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tespit davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge veya yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz, Somut bilgilere dayanması koşuluyla, bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken komşu işyerleri kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kim diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, mesleği marangozluk olan 1975 doğumlu davacının davalı işyerinde 31.7.1990–1.5.1990 tarihleri arasında geçen 371 günlük sigortalı çalışmasının işe giriş bildirgesi ve dönem bordroları ile Kuruma bildirildiği, 21.2.1995 – 6.9.1996 tarihleri arasında askerlik hizmetini yerine getirdiği, 1.10.1998 – 30.11.2003 tarihleri arasında … Mah…. S.6.Blok No:1 … / İstanbul adresinde bulunan inşaat kerestesi ve doğrama işyeri nedeniyle vergi yükümlüsü olduğu, davalı işyerinin 20.10.1988 tarihi itibariyle 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, bir kısım tanık beyanlarına göre davacının 15 blok ve 550 daireden oluşan kooperatif inşaatının bir bölümünde 1989-2002 yılları arasında hizmet sözleşmesine dayalı olarak kesintisiz çalışarak kapı ve pencere imal ettiği, başka yerde çalışmadığı, aylık ücret aldığı, bir kısım tanık beyanlarına göre ise davacının marangozhanesinin bulunduğu, üyelere ücreti karşılığında kapı pencere yaptığı, taraflar arasında hizmet akdinin bulunmadığı, kooperatif yönetiminin 1994 yılında ince inşaat işlerini üyelerin yapması konusunda karar aldığı, davacının narangozhanede başka kişilere de ücreti karşılığında iş yaptığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlendiği söylenemeyeceği gibi davacının kabule konu dönemde davalı işyerinde işçi olarak mı çalıştığı yoksa ürettiği eserleri, eser sözleşmesi gereğince bedeli karşılığında kooperatife veya üyelere teslim edip etmediği yeterince araştırılmadan ve bu hususa dair tanık beyanları arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulması ve davacının askerlik hizmetini yaptığı dönemde davalı işyerinde çalıştığının kabulü hatalıdır.
Yapılacak iş, davacının dava konusu dönemde davalı kooperatifte işçi olarak mı çalıştığı (sürekli, bağımlı ve ücretle) yoksa kendisine ait marangozhanede imal ettiği eserleri, eser sözleşmesine dayalı olarak bedeli karşılığında kooperatife veya üyelere teslim edip etmediğinin, işçi olarak çalıştığı belirlenir ise davacının hizmet sözleşmesine dayalı olarak çalıştığı dönemin ve çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenebilmesi amacıyla;
a-Bordro tanıkları ile dava konusu dönemde koopereatifin yönetim ve denetim kurullarında görev alanlar dinlenlenmeli, gerek görüldüğü takdirde Kurumdan sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinde benzer işi yapan işlerle uğraşan işverenler veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanların beyanlarına başvurulmalı,
b-Davacının …, Oda ve Esnaf ve Sanatkar Sicil kaydı olup olmadığı işyeri adresi de gözetilerek kayıtlı olması muhtemel SGK Müdürlüğü, Oda ve Esnaf ve Sanatkar Sicil Müdürlüğünden sorulmalı,
c-Davacının … Mah…. S.6.Blok No:1 … / İstanbul adresinde bulunan inşaat kerestesi ve doğrama işyerinin dava konusu dönemde faal olup olmadığı zabıta eliyle araştırılmalı, Kurumdan sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile tespit edilecek bu işyerine komşu işyerlerinin işverenleri veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanların beyanlarına başvurulmalı, davacının 1.10.1998 – 30.11.2003 tarihleri arasında vergi yükümlüsü olması nedeniyle ilgili Vergi Dairesinden dava konusu döneme ilişkin davacının sunduğu beyanname ve belgeler ile denetim tutanakları getirtilmeli,
d-İşyerinin ruhsatı olup olmadığı sorulmalı, var ise işyeri ruhsatının hangi dönemi kapsadığı belirlenerek bu dönemde işyerinin faal olup olmadığını belirlemeye yarayacak belge ve tutanaklar getirtilmeli,
e-Koperatif Genel Kurulunun 4.6.1995 günlü kararı ile kaba inşaatın bitmesi nedeniyle ince işçiliklerin daire sahiplerince yapılmasına karar verildiği ve bu kararın 26.7.1995 günlü Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği ve karar sonrasında işçi çalıştırılmadığı ifade edildiğinden, okunaklı genel kurul toplantı tutanağı ve İlanı getirtilerek 4.6.1995 tarihinden sonra davacının kooperatif ile arasında hizmet sözleşmesi olmadan üyelerin isteği üzerine ve ücretini ödemeleri karşılığında eser imal edip etmediği araştırılmalı,
f-Kooperatif ve marangozhanenin defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacıya yapılan ödemelerin miktarı da gözetilerek hizmet sözleşmesi gereği düzenli ücret ödemesi olup olmadığı yada eser sözleşmesine istinaden eser teslimi karşılığında bedel ödenip ödenmediği araştırılmalıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme sonucunda ve özellikle davacının askerlik hizmetini 21.2.1995 – 6.9.1996 tarihleri arasında yapması nedeniyle bu döneme yönelik istemin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.