Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/13937 E. 2010/15848 K. 14.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13937
KARAR NO : 2010/15848
KARAR TARİHİ : 14.12.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 01/07/2010 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle,tayin olunan 14/12/2010 günü için yapılan tebligat üzerine, duruşmalı temyiz eden gelmedi, karşı taraftan davalı … YÖNETİMİ vekili avukat … … geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında davaya konu … Köyü 62 ada 18 ve 188 ada 41 parsel sayılı sırasıyla 27797,43 m2 ve 839125,07 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar orman niteliğinde Hazine adına tespit edilmiştir
Davacının, davaya konu 15494 m2 ve 3826 m2 yüzölçümünde olmak üzere iki adet kestane ve kiraz bahçesinin … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/502- 1991/91 sayılı ilamı ile adına tescil edilen yer olduğunu,orman olmadığını ileri sürerek adına tescili istemiyle Kadastro mahkemesinin ayrı esas sayılı dosyalarında açtığı davalar, mahkemece aralarındaki fiili ve hukuki bağlantı nedeniyle birleştirildikten sonra davanın REDDİNE, … Köyü 62 ada 18 ve 188 ada 41 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi TESCİLİNE karar verilmiş,hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde OYAK serisi olarak yapılıp 09/06/1969 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu vardır
3116 Sayılı Yasanın 5. ve 08.09.1956 tarihinde yürürlüğe giren 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi ve devamındaki hükümlere göre “Devlet ormanlarının ve bu ormanlarla içinde ve bitişiğindeki otlak, yaylak, kışlak sulak ve diğer ormanlar ve her nevi arazi ile sınırları tesbit olunarak sınırlamasının, orman tahdit komisyonlarınca yapılacağı” öngörülmüş ve 6831 Sayılı Yasanın 10. maddenin ikinci fıkrasında “tahdit edilen Devlet ormanlarının adı, ağaç çeşitleri ve komşu gayrimenkulun cinsi, sahiplerinin adı ve soyadının yazılacağı açıklanarak köy veya belde sınırları ile bağlı kalınmadan orman seri bazında kadastrosuna olanak tanıdığı halde 1744 Sayılı Yasanın 1. maddesiyle değiştirilen 6831 Sayılı Yasanın 8/3 maddesi “belde ve köy sınırları esas alınmak suretiyle bu sınırlar dahilinde kalan bütün ormanları kapsayacak şekilde orman kadastrosunun yapılacağı” kuralı getirilmiş ve bu yasaların uygulanmasına ilişkin yönetmeliklerde de uygulamanın nasıl yapılacağı ayrıntılarıyla açıklanmıştır.
Bu hükümlerin birlikte değerlendirilmesinde;Yürürlükten kaldırılan 3116 Sayılı Yasanın 5 ve devamı maddeleri ile 6831 Sayılı Yasanın değiştirilmeden önceki 7 ve devamı

-2- 2010/13937 – 15848

maddeleri gereğince ilçe ve köy idari sınırları ile bağlı kalınmaksızın seri usulüne göre devlet ormanlarının kadastrosu yapılması öngörüldüğü, 6831 Sayılı Yasanın kimi maddelerini değiştiren 1744 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 04.07.1973 tarihinden sonra belde ve köy idari sınırları esas alınmak suretiyle bu sınırlar içinde kalan tüm ormanları kapsayacak biçimde orman kadastrosunun yapılmasının zorunlu hale getirildiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Dosya içeriğinden, taşınmazın bulunduğu yerde, orman kadastrosunun dava tarihinden önce 1967 tarihinde seri bazında yapılarak 9/6/1969 tarihinde ilan edilerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, sınır dışında kalan taşınmazın orman olup olmadığı ve hukuki durumu kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasıyla çözümlenemez. Seri bazında yapılarak kesinleşen orman kadastro sınırı dışında kalan taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirilmiştir. Devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazların, uzman orman bilirkişi tarafından 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine gözetilerek eski tarihli memleket haritası ve … fotoğrafına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman alanında ve orman bütünlüğünde yer aldığı, dayanılan tapu kaydının tescil ilamı ile oluştuğu ve tescil davasında orman yönetiminin taraf olmaması nedeniyle öncesi orman olan taşınmaz hakkında tescil ilamı ile oluşan tapu kaydının orman yönetimini bağlamayacağı bu durumda,davacı kişiler yararına 3402 sayılı yasanın 17 ve 14. maddesinde … şartların oluşmadığı belirlenerek … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına ve dava konusu olmayan ancak tutanak aslı dosyaya gönderilen 187 ada 21 parsel sayılı taşınmaza ilişkin tutanak aslının tescil işlemi yapılmak üzere yerel mahkemece tapu sicil müdürlüğüne iade edilebileceğine göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 750.00.-TL vekalet ücretinin …’dan alınarak, davalı … YÖNETİMİNE verilmesine, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 14/12/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.