Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/24096 E. 2013/4253 K. 11.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/24096
KARAR NO : 2013/4253
KARAR TARİHİ : 11.03.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, sigorta başlangıç tarihinin 20/04/1982 olarak düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Davacı; 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığının başlangıç tarihinin 20.04.1982 olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile davacının 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığının başlangıç tarihinin 20.04.1982 olduğunun tespitiyle aksi yöndeki davalı kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının ilk olarak 03.03.1986 varide tarihli bildirge gereğince 20.04.1982 tarihi itibari ile tescil edildiği, davalı Kurum tarafından davacının 28.11.2008 tarihli dilekçesine 04.12.2008 tarihinde verilen cevapla; 20.04.1982 – 22.03.1985 tarihleri arasında ancak vergi kaydı olanlar … sigortalısı sayılacağından ve davacının vergi kayıt tarihleri 28.01.1981 – 31.12.1981 ve 26.04.1985 – 30.11.1992 tarihleri arasında olduğundan tescil tarihinin oda kaydına istinaden 22.03.1985 tarihine çekildiğinin bildirildiği, davacının 28.01.1981 – 31.12.1981, 26.04.1985 – 30.11.1992 tarihleri arasında vergi kaydı bulunduğu, 14.05.1997 tarihinden itibaren devam eden şirket ortaklığı nedeni ile de vergi kaydı bulunduğu, 03.01.1984 – 21.02.2007 ( Kuyumcular Odası ), 08.11.1995 – 04.04.1996 ( Kiraz Tekstil Ltd. Şti. ), 24.11.1992 – 30.06.1997 ( Kiraz Döviz AŞ ), 11.07.1995 – 24.02.1998 ( Kiraz Depolama Ltd. Şti. ), 14.05.1997 – 21.03.2006 ( Kanarya Döviz AŞ ), 27.08.2003 – 08.06.2006 ( Mey Plastik Ltd. Şti ), 24.08.1995 – 17.03.2006 ( … Marina AŞ ) tarihleri arasında oda kayıtları bulunduğu, 14.03.1986 – 09.12.1997 tarihleri arasında da sicil kaydı bulunduğu anlaşılmaktadır.
01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasanın 24. maddesinde zorunlu … sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasanın 24. maddesi değiştirilecek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.03.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için vergi kaydı, esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
Somut olayda; davacının açmış olduğu dava ile 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılık süresinin tespitini amaçladığı, ancak mahkemece sadece sigortalılık başlangıcı hakkında hüküm kurulduğu, bu itibarla kurulan hükmün infaza elverişli bulunmadığı, halbuki 6100 sayılı HMK’nın 297/son maddesinde yer alan; “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir ” düzenlemesi gereğince hüküm fıkrasının infaza elverişli ve açık olması gerektiği gözardı edilerek sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; yukarıdaki açıklamalar ışında, dosya kapsamına göre davacının 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı sayılması gereken süreleri belirleyerek varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın … şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.