YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8742
KARAR NO : 2010/12220
KARAR TARİHİ : 12.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 01.12.2009 tarih ve 2009/14640-17656 sayılı bozma kararında; “Davacı …, … Köyü … mevkiindeki sınırlarını dilekçede bildirdiği taşınmazın kendi zilyedliğinde olduğunu, yörede 1990 yılında ilk kez yapılan ve 24.01.1993 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu sırasında, öncesi tamamen tarım alanı olan taşınmazın kadastro komisyonu tarafından orman sayılarak 2/B uygulaması ile Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığını ileri sürerek, çekişmeli taşınmaz hakkındaki orman kadastro işlemin iptali ile taşınmazın tamamının orman sınırı dışına çıkarılarak adına tescilini istemiştir.
Mahkemece davanın hukuki yararı bulunmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 23.03.2004 gün ve 2454-2685 sayılı bozma kararında özetle; “Bilirkişi raporunda taşınmazın hem orman sayılmayan alanda, hem de 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile orman sınırı dışına çıkarılan alanda kaldığının bildirildiği ancak haritalardaki konumunun gösterilmediği, bilirkişi raporu bu hali ile çelişkili ve yetersiz olduğundan hükme dayanak yapılamayacağı, bu nedenle, yeniden yapılacak keşifte davaya konu yerin hem eski tarihli resmi belgelerde, hem de kesinleşmeyen orman kadastro haritasındaki konumunun gösterilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra orman bilirkişi raporunda (A) ile işaretli 1749,53 m2 yüzölçümündeki taşınmazın orman sayılan yerlerden olması nedeniyle bu kısım hakkındaki davanın reddine, (B) ile işaretli 22.799,85 m2 yüzölçümündeki taşınmazın ise orman sayılmayan yerlerden olduğunun tesbiti ile tescil konusunda mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmekle.Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 21/10/2008 gün ve 2008/12822-13595 sayılı kararında özetle; “Dava konusu taşınmazın resmi belgelerde orman olarak gösterilen (A) ile gösterilen bölüme yönelik davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, (B) ile gösterilen 22799,85 m2 yüzölçümündeki bölüme ilişkin davanın orman kadastrosu sınırları dışında bulunduğu nedeniyle hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmemesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan “Orman sayılmayan yerlerden olduğunun tesbiti ile” cümlesi kaldırılarak; bunun yerine, “Orman sınırları dışında bulunduğundan davanın hukuki yarar yokluğundan reddine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA karar verilmiş, hüküm kesinleştikten sonra dosya Asliye Hukuk Mahkemesine aktarılmıştır.
Mahkemece, 20. Hukuk Dairesinin düzeltilerek onanması kararı ile Kadastro Mahkemesince verilen görevsizlik kararının kaldırıldığı gerekçesiyle, 29/08/2007 tarihli krokide (B) ile gösterilen 22799,85 m2 yüzölçümündeki bölüme ilişkin usulüne uygun şekilde açılmış bir dava olmadığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA karar verilmiş, hüküm davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının dava dilekçesinde davaya konu taşınmaz hakkındaki orman kadastro işlemin iptalinin yanı sıra taşınmazın tamamının adına tescilini istediği, mahkemenin orman bilirkişi raporunda (A) ile işaretli 1749,53 m2 yüzölçümündeki taşınmazın orman sayılan yerlerden olması nedeniyle bu kısım hakkındaki davanın reddine, (B) ile işaretli 22.799,85 m2 yüzölçümündeki taşınmazın ise orman sayılmayan yerlerden olduğunun tespiti ile tescil konusunda mahkemenin görevsizliğine dair kararının, Dairece hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan “Orman sayılmayan yerlerden olduğunun tespiti ile” cümlesi kaldırılarak; bunun yerine, “Orman sınırları dışında bulunduğundan davanın hukuki yarar yokluğundan reddine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilerek onanmasına karar verildiği, düzeltilerek onama kararında yerel mahkemenin (davacının davaya konu krokide (B) ile işaretli 22.799,85 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki tescil konusunda mahkemenin görevsizliğine) ilişkin verdiği karar kaldırılmadığına göre, mahkemece davacı tarafa taşınmazın belirlenen değerine göre eksik harç kalmış ise tamamlattırılarak, davacının 29/08/2007 tarihli krokide (B) ile gösterilen 22799,85 m2 yüzölçümündeki bölüm hakkındaki tescil istemine ilişkin davasının esasına girilmek suretiyle, tarafların ileri sürdüğü ve resen toplanması gereken tüm deliller toplanıp ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, somut olaya uymayan gerekçe ile yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.” gerekçesiyle karar bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu 1985 yılında yapılmış, 20.12.1985 tarihinde kesinleşmiştir. Çekişmeli yer orman niteliği ile tespit dışı bırakılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 12/10/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.