Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/10363 E. 2010/13393 K. 01.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10363
KARAR NO : 2010/13393
KARAR TARİHİ : 01.11.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı … Yönetimi, İcirlikuyu Köyü 24 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün yörede 1998 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını, davalı adına olan tapu kaydının 1334 m² yüzölçümlü bölümünün iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3402 Sayılı Yasaya esas olmak üzere 6831 Sayılı Yasaya göre 1998 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu vardır.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava mülkiyetin tesbiti niteliğinde olup, hakem sıfatıyla görülüp sonuçlandırılmıştır. 3533 Sayılı Mecburi Tahkim Yasasının 4. maddesinde katma bütçe ile idare edilen daireler, belediyeler, özel bütçe ile idare edilen ve sermayesinin tamamı Devlet, belediye veya özel idarelere ait olan daire ve müesseselerden biriyle genel bütçeye dahil dairelerden biri arasında çıkan uyuşmazlıkların o yerdeki yüksek dereceli hukuk mahkemesi başkanı veya hakimi tarafından çözümleneceği hükme bağlanmıştır. Ne var ki; davacı … Yönetimi ile davalı Hazine anılan kanun kapsamındaki kurumlardan ise de, dava dilekçesinde ileri sürülen iddialar, davanın hukuki sebepleri ve mahkemenin hukuki tavsifi gözönünde bulundurulduğunda taraflar arasında mecburi tahkim yoluyla çözümlenmesi gereken bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Çünkü, 19.07.2003 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan ve bu davada da uygulanması gereken 4916 Sayılı Yasanın 24. maddesi ile değiştirilen 3533 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince “… taşınmazların aynına yönelik olan…” uyuşmazlıkların hakemde görülemeyeceği hükümleri getirilmiştir.
Her ne kadar hakem mahkemesinin verdiği kararlar kesin ise de, hakemin görevi dışında ve yetki aşımı suretiyle verdiği kararlar temyiz edilebilir. O halde, mahkemece temyize konu davada mecburi tahkim yoluyla çözümlenmesi gereken uyuşmazlık bulunmadığı, 3533 Sayılı Yasa gereğince hakem sıfatıyla bakılan davalarda ancak tespit niteliğinde hüküm kurulabileceği, mülkiyete ilişkin iptal ve tescil yolunda karar verilemeyeceği gözetilmeksizin davanın hakem sıfatıyla görülüp işin esası hakkında yazlı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 01/11/2010 günü oybirliği ile karar verildi.