YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1005
KARAR NO : 2022/6290
KARAR TARİHİ : 06.10.2022
Mahkemesi:Asliye Ceza Mahkemesi
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nın 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi yeniden düzenlenmiş olan “Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251. maddenin 1. fıkrasında yer alan “Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve / veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada genel hükümler uyarınca yargılamanın daha sağlıklı olacağı gerekçe gösterilerek, sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanmaması yönünde karar verildiği anlaşılmakla, yapılan incelemede; Olay günü katılanın sol kolda ağrı ve nefes darlığı şikayetiyle, . Hastanesine başvurduğu, pratisyen olarak başka bir hastanede doktor olarak görev yapan sanık … tarafından muayene edildiği ancak sanık …’ın fiilen hastanede görevli olmadığı ifadesinde de belirttiği şekilde, görevli doktor Adem Gülcü adına işlemler yaptığı ve belgelerin . tarafından imzalandığı, muayene sonrasında sanığın … Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesine katılan hastayı sevk ettiği ancak herhangi bir ambulans ve … görevlisi kontrolü olmadan katılanın hastaneden kendi imkanları ile gitmesine izin verdiği, katılanın tanık olarak dinlenen eşi ile birlikte dolmuşa bindiği ve kısa bir süre sonra kalp krizi geçirerek fenalaşması üzerine, dolmuşla acil bir şekilde … Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürüldüğü o sırada dosyada mevcut müdahale ve epikriz rapor ve evrakları kapsamında, katılanın kalbinin durduğu elektroşok ile yapılan müdahale neticesinde hayata döndürüldüğü, sonrasında uzun süre hastanede yatarak tedavi gördüğü, … Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 27/04/2015 tarihli raporunda; katılanın hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığının bildirildiği, mahkemece hükme esas alınan … Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulunun 25/03/2015 tarih ve 1851 karar sayılı raporuna göre; “…Sol kolda ağrı, nefes darlığı şikayetiyle . Hastanesine başvuran hastanın davalı hekim tarafından muayene edilerek EKG çekilmesinin ve akut myokard enfarktüsü ön tanısıyla Dispril verilmesinin tıbben doğru olduğu, davalı hekim tarafından çekilen EKG temin edilemediğinden tarafımızca incelenemediği, hastanın sevk edildiğinin epikriz raporunda kayıtlı olduğu, hasta kendi imkanlarıyla (dolmuş taksi ile) başka bir hastaneye giderken yolda fenalaşması nedeniyle … Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürüldüğü, acile başvuran hastada kardiak arrest tespit edilerek VT sebebiyle 2 kez kardiyoversiyon uygulandığı, yaklaşık 2 dk’lık kardiyopulmoner resusitasyon sonrası entübe edilerek koroner yoğun bakım ünitesine alındığı, sonraki süreçte tedavilerine … Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde, . Hastanesinde ve . Hastanesinde devam edildiğinin anlaşıldığı, akut myokard enfarktüsü tanısı/ön tanısı konulan hastaların koroner yoğun bakım şartları ve revaskularizasyon imkanları olan bir … kurumunda takip ve tedavi edilmesi ve … personeli eşliğinde donanımlı (defibrilatör, ambulans vs) ambulans şartlarında sevk edilmesi uluslararası ilgili tedavi klavuzları ve tıbbın güncel tedavi prensiplerine göre gerekli iken; dava konusu olayda, davalı hekimin yukarıda işaret edilen hususlara uygun davranmadığı ve dolayısıyla kusurlu olduğuna…” oy birliği ile mütalaa olunması üzerine, mahkemece sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmakla yapılan incelemede;Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;27 Mayıs 2022 tarih, 31848 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 14. maddesi ile 3359 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.“EK MADDE 18- Yükseköğretim Kanununun 53 üncü maddesinde yer alan soruşturma usulüne tabi olanlar hariç olmak üzere, kamu veya özel … kurum ve kuruluşları ve vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer … meslek mensuplarının … mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle yapılan soruşturmalar hakkında 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Soruşturma izni, … Bakanlığı bünyesinde kurulan Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından verilir. Mesleki Sorumluluk Kurulu, özel … kurum ve kuruluşları ve vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer … meslek mensupları bakımından il … müdürlüklerinde görevli başkan veya yardımcılarını da ön inceleme yapmak üzere görevlendirebilir. Soruşturma izni verilmesine ilişkin 4483 sayılı Kanunun 7’nci maddesindeki süreler, iki kat olarak uygulanır. Mesleki Sorumluluk Kurulunun kararlarına karşı … Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir.” amir hükmü gereği, Özel … kuruluşunda görev yapan sanık hakkında, Mesleki Sorumluluk Kurulundan soruşturma izni istenmesi ve hukuki durumunun buna göre değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,Kanuna aykırı olup, hükmün bu sebepten dolayı sair yönler incelenmeksizin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 06.10.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.