Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/10441 E. 2010/7248 K. 21.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10441
KARAR NO : 2010/7248
KARAR TARİHİ : 21.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk(İş)Mahkemesi

Davacı,davalı işveren nezdindae 4.4.2005 tarihinden itibaren çalıştığı günlerin tesbiti ile işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ile davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalıya ait işyerlerinde 04.04.2005-31.01.2006 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak sürekli çalıştığının tespiti ile ödenmeyen 2005 yılı nisan, eylül, ekim, kasım, aralık ve 2006 yılı ocak ayı maaşları toplam tutarı olan 2.100,00 TL ücret alacağı ile 450,00 TL ihbar tazminatı, 960.00 TL hafta tatili, ve 1.350,00 TL fazla mesai ücretlerinin davalı işverenden tahsilini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 04.04.2005-06.08.2005 tarihleri arasında 122 günlük çalışmasının tespiti ile 380,46 TL ücret alacağının davalı Kooperatiften tahsiline karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı işveren Sulama Kooperatifince davacının (10042279) sicil nolu iş yerinde 03.08.2005 tarihinde işe girdiğine dair işe giriş bildirgesinin verildiği, 03.08.2005-31.01.2006 tarihleri arasında 2005 yılı 8 ayında 1 gün, 2006 yılı 1 ayında 30 gün çalışmalarının Kuruma bildirildiği, 2005 yılı 9,10,11,12 aylarında ise dönem bordrolarında 0 gün çalışmasının yazılı olduğu, iş yeri dosyasında bulunan ücret bordrolarına göre 2006 yılı 1 ayında 380,46 TL ücret alacağı tahakkuk ettirildiği, işverenin kabulüne göre de bu miktarın davacıya henüz ödenmediği, davacının 05.08.2005 tarihinde geçirdiği trafik kazası nedeni ile tedavi gördüğü ve rapor aldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık 2005 yılı eylül, ekim, kasım, aralık ve 2006 yılı ocak ayı maaşları toplam tutarı olan 2.100,00 YTL ücret alacağı ile 450,00 TL ihbar tazminatı, 960.00 TL hafta tatili, ve 1.350,00 TL fazla mesai ücretlerinin tahsili istemine ilişkin olması nedeni ile dava konusunun değeri para ile ölçülebilen haklardan olduğu açıktır. Hal böyle olunca, dava, 492 sayılı harçlar yasasının 16. maddesi ile 1 sayılı tarifedeki nisbi esas üzerinden harca tabidir. Bu nedenle davacının talep ettiği ve harç yatırılmayan450,00 TL ihbar tazminatı, 960.00 TL hafta tatili, ve 1.350,00 TL fazla mesai ücreti alacak miktarlarının toplamı üzerinden % 0,54 oranında hesaplanacak nisbi karar ve ilam harcının ¼’ü anılan yasanın 28. maddesi uyarınca peşin olarak alındıktan sonra yargılamaya devam olunması gerekir
Öte yandan; davacı 2005 yılı nisan, eylül, ekim, kasım, aralık ve 2006 yılı ocak aylarına ait ücret alacaklarının tahsilini istemiş olması nedeni ile tespit kararı verilen nisan 2005 yılına ait ücret alacağı ile raporlu olup olmadığı dosya kapsamından açıkca anlaşılamayan 2005 yılı eylül, ekim, kasım, aralık ve aylarına ait ücret talebi yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Yapılacak iş; davacıya dava açıldığı sırada yatırılmayan 450,00 TL ihbar tazminatı, 960.00 TL hafta tatili, ve 1.350,00 TL fazla mesai ücretleri istemi ile ilgili miktarlar üzerinden % 0,54 oranında hesaplanacak nisbi karar ve ilam harcının ¼’ü olan eksik harcın tamamlaması için süre vermek, davacının 05.08.2005 tarihinde geçirdiği trafik kazası nedeni ile raporlu olduğu süreleri tespit edip, nisan 2004 ayına ait ücretler ile raporlu olmadığı diğer aylar ile iglili işveren tarafından ücretlerin ödendiğini gösterir imzalı ücret bordroları bulunmayan ve işveren tarafından yazılı belge ile ısbat edilemesi halinde bu ücret alacakları yönünden kabul kararı vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yanlış değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 21.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.