YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1096
KARAR NO : 2013/9369
KARAR TARİHİ : 09.05.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 21/08/1980 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının oda kaydı bulunmadığı gerekçesiyle sigortlılığını iptal eden Kurum işleminin iptali ile ödenen primlere göre 21.08.1980 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulü ile, davacının 21/08/1980 tarihinden itibaren Bağ- Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren, 1479 sayılı Yasanın 24. maddesi ilk şekliyle, sigortalılığın oluşumu için, kendi ad ve hesabına bağımsız çalışma olgusunun gerçekleşmesi yanında, ayrıca, kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu da aramıştır. Bu kuruluşlara kayıt tarihi ise, sigortalılığın başlangıcı yönünden, yasal karine kabul edilmiştir. 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa, Bağ-Kur’lu olabilme yönünden, söz konusu 24. maddenin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu kaldırmış, sadece yasanın … ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulunun gerçekleşmesi durumunda, sigortalılığın oluşacağını yeterli görmüştür. Buna karşın, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa bağımsız çalışanların sigortalı olabilmeleri yönünden vergi yükümlülüğünü öngörmüş, vergiden muaf olanların da kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmaları durumunda yine sigortalı sayılacaklarını kabul etmiştir. Nihayet, 22.03.1985 yürürlük tarihli 3165 sayılı Yasa, sigortalılığa karine yönünden vergi kaydının, bu kaydın bulunmaması veya vergiden muaf olunması halinde, esnaf ve sanatkar sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kayıtlarının esas alınacağını belirlemiştir.
Öte yandan 507 sayılı Yasanın 2.5.1983 tarihli ve 62 sayılı K.H.K. ve K.H.K’nun aynen kabulüne dair 14.2.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3153 sayılı Yasa ile değişik 5. maddesine göre ise “Esnaf ve Sanatkar siciline kayıtlı esnaf ve … sanatkarlar çalışma bölgesi içindeki derneğe kayıt olmak zorundadır. Kayıt zorunluluğunu 1 ay içinde yerine getirmeyenler sicile kayıt tarihinden itibaren geçerli olmak üzere doğrudan doğruya kaydedilirler.” Değişik 119. maddeye göre “ mesleki faaliyette bulunabilmeleri ve ilgili derneğe kaydedilmeleri için sicile kayıtları şarttır.” 62 sayılı K.H.K.’nun geçici 2. maddesinde “Esnaf siciline kayıt ilgili yönetmeliklerin yayımı tarihinden itibaren 1 yıl içinde çıkarılmak zorunda” olduğu bildirilmiş İlgili Yönetmelik ise 1.1.1984 tarihinde yürürlüğe konmuş ve 1 yıllık geçiş süresi 1.1.1985 tarihinde sona ermiştir.
Somut olayda, davacının 22.08.1980 tarihli giriş bildirgesine göre 21.08.1980 tarih ve 4831 sıra numarası ile oda kaydına istinaden 21.08.1980 tarihi itibariyle 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edildiği, ilgili Odanın yazısına göre,davacının kaydının olmadığı,4831 sıra numarasında … … isimli kişinin kayıtlı olduğu, davacı adına giriş bildirgesi verildiği ancak kayıtlara geçirilmediği, Kurumun 11.05.2009 tarihli raporunda,oda yetkililerinin davacı adında bir üyelerinin bulunmadığını bildirdiği,22.08.1980 tarihinden sonra 27.07.2000 tarihine kadar prim ödemesinin olmadığı,giriş bildirgesinde davacının ilgili odanın 4831 sıra numaralı üyesi olduğu,üye kayıt defterinde aynı numarada … … isimli kişinin kayıtlı olduğu, karar defterinde üyeliğe kabul edilenlerin sicil numarası ve isimlerinin belirtilmediği,oda yetkililerince davacının adıyla kayıtlı bir üye olmadığının beyan edildiği, oda kayıtlarında yapılan incelemede ise davacının kaydına rastlanmadığının tespit edilerek oda kaydının geçersiz olduğunun bildirildiği,bunun üzerine Kurumca davacının sigortalılık süresinin 22.08.1980-31.10.1980,01.05.1991-31.12.1993,15.02.1994-devam olarak değiştirildiği ve hizmet süresi yeterli olmadığı gerekçesiyle aylık talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca,davacının oda kaydının gerçeği yansıtıp yansıtmadığının usulünce araştırılarak sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; davacının sözkonusu odaya kayıtlı olduğu uyuşmazlık konusu olan 21.08.1980-dava tarihleri arasında kayıtlı olduğu … Kamyoncular Kamyonetçiler Minibüsçüler Otomobilciler ve Şoförler Esnaf Odasının faaliyet alanına uygun olarak fiili çalışmasının olup olmadığını araştırmak, adına kayıtlı araç olup olmadığını ve bu araçları kullanmaya yeterli sürücü belgesi bulunup bulunmadığını ilgili Kurum ve Kuruluşlardan sormak, davacının bu dönemdeki çalışmasını bilebilecek kayıtlı işyeri çalışanlarının ya da işyeri sahiplerinin beyanlarına başvurmak ve sonucuna göre davacının oda kaydının fiili olarak gerçeği yansıtıp yansıtmadığını tespit etmek ve tüm delilleri birlikte değerlendirerek sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09/05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.