YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13849
KARAR NO : 2010/10267
KARAR TARİHİ : 21.10.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 6687514 sigorta sicil numaralı murisinin dosyasından aylık tahsisine ve sağlık hizmetlerinden yararlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, epilepsi rahatsızlığı nedeniyle hayatını kazanamayacak durumda olan davacıya ölen babasından dolayı ölüm aylığı tahsisi ve sağlık hizmetlerinden yararlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, SSYSK’nun 10.10.2006 tarih ve 1716 karar sayılı raporu uyarınca sigortalı çocuğunun mevcut hastalık ve arızalarına göre çalışarak hayatını kazanamayacak derecede malul sayılmayacağına karar verildiği,ATK 3. İhtisas Kurulu’nun 03.03.2008 tarih ve 1330 nolu kararı uyarınca … Üniversitesinde yapılan tetkiklerinde uygun dozda ilaç kullanımı ile ayda 1 kez nöbet geçirdiği,kurulda yapılan muayenesinde uygun dozda ilaçla nöbetlerinin kısıtlanabildiği anlaşılmakla epilepsi arızası nedeniyle SSSİT uyarınca beden çalışma gücünün 2/3 ünü kaybetmediğinin tesbit edildiği,ATK Genel Kurulu’nun 25.09.2008 tarih 418 sayılı kararında, epilepsi arızası nedeniyle SSSİT uyarınca beden çalışma gücünün 2/3 ünü kaybetmediği,Tüzük hükümlerine göre uygun dozda antiepileptiklere rağmen ayda birkaç kez gelen nöbet saptandığı taktirde malul olabileceğinin tesbit edildiği,2.kez ATK Genel Kurulundan alınan 04.06.2009 tarih 192 sayılı kararda ise, halihazır durumu ile epilepsi arızası nedeniyle SSSİT uyarınca maluliyet oranı tayinine mahal olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 68 maddesidir. Anılan maddenin 4.fıkrasına göre, “Sigortalının erkek çocuklarına bağlanan aylıklar, çocuğun 18 yaşını, ortaöğrenim yapması halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını dolduracağı tarihe kadar devam eder. Çalışamayacak durumda malul olan erkek çocukların aylıkları bu yaşlara vardıktan sonra da kesilmez. Ancak aylığı kesilen erkek çocuklardan sonradan çalışamayacak durumda malul olanlara, Sosyal Sigortaya yahut Emekli Sandıklarına tabi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almamaları şartiyle malullük durumlarının tespitine esas teşkil eden rapor tarihini takibeden aybaşından itibaren yeniden aylık bağlanır. 101 inci madde hükmü saklıdır.”
Somut olayda,mahkemece anılan yasal düzenleme uyarınca davacının “çalışamayacak durumda malul olup olmadığı” tesbit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken 5510 sayılı Yasada maluliyet aylığının bağlanması için % 60 maluliyet oranının yeterli kabul edildiği, davacıda mevcut hastalığın hali hazırda ne kadar maluliyet oranına tekabül ettiğinin ve bu maluliyet oranının başlangıç tarihinin ne olduğunun tespitini teminen 2.kez ATK Genel Kurulundan alınan rapor uyarınca maluliyet oranı tayinine mahal olmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş;davacının “çalışamayacak durumda malul olup olmadığını” ve çalışamayacak durumda malul ise hangi tarihten itibaren çalışamayacak durumda malul olduğunu tesbit etmek için Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan rapor almak ve sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 21.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.