Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/15886 E. 2010/13096 K. 23.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15886
KARAR NO : 2010/13096
KARAR TARİHİ : 23.12.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 12.3.1999- 4.4.2005 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
Davacı, davalıya ait iş yerinde 10.03.1999-04.04.2005 tarihleri arasında geçen ve SGK’na bildirilmeyen hizmet akdine dayalı çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davacı, ihtilaflı dönemde dava dışı …Ltd.Şti’nde çalıştığından bu döneme ilişkin istemin husumetten reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının dava dışı …Ltd.Şti’nden 24.07.2004-30.11.2004 tarihleri arasında bildirilen çalışmalarının olduğu, davalı …’ın da bu şirketin kurucu ortağı ve müdürü olduğu, davanın sadece …’a yöneltildiği anlaşılmaktadır.
Davada sıfat, tarafın, dava konusu maddi hukuk ilişkisinin süjesi olup olmamasıyla ilgilidir. Taraf ehliyeti, dava şartlarından olup yargılamanın her safhasında resen gözönünde tutulması gerekir. Taraf sıfatının bulunmaması halinde dava, sıfat yokluğundan (husumet yönünden) reddedilecektir. HUMK. 179/1.maddesi, dava dilekçesinde tarafların ve varsa kanuni temsilcilerinin ad ve adreslerinin bildirilmesi gerektiğini hükme bağlamıştır. Bildirim esnasında yapılan kimi yanlışlıklar, davanın sıfat (husumet) yokluğundan reddi sonucunu doğurmamakta, oluşan hataların giderilmesi bazı durumlarda mümkün olabilmektedir. Davalının temsilcisinde yanılmış olma hali de bu duruma örnek oluşturmaktadır.
Davanın hasımda değil, temsilcide yanılma sonucu açılması halinde davanın husumetten reddedilmeyip, gerçek temsilciye davanın yöneltilmesi gerektiği Yargıtay’ın giderek Dairemizin yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda davacının, husumet nedeni ile ret kararı verilen 10.03.1999-04.04.2005
tarihleri arasındaki süre yönünden Kurum kayıtlarından Art Kuyumculuk Tur. İnş.Teks.San.Tic.Ltd.Şti’nin faaliyette bulunduğu anlaşıldığından davacının bu işveren yerine işveren olarak kabul ettiği şirketin kurucu ortağı ve müdürü olan …’ı davalı olarak gösterdiği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, davacıya … Ltd.Şti’ni yöntemince davaya dahil etmesi için önel vererek bu davalının da davaya karşı beyanlarını alıp bildireceği deliller toplandıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 23.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.