Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/1207 E. 2013/9561 K. 13.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1207
KARAR NO : 2013/9561
KARAR TARİHİ : 13.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden … maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan … Çecen Müh. Müt. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
A)Maddi tazminat davası bakımından yapılan incelemede;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 1. Maddesinde “Bu Kanunun, senetle ispat, istinaf ve temyiz ile temyizde duruşma yapılmasına ilişkin parasal sınırlarla ilgili hükümlerinin Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan dava ve işlerde uygulanmayacağı, geçici 3. Maddesinde ise Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca Resmî Gazete’ de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı HUMK’ nun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı” düzenlenmiştir. Anılan düzenleme gereğince uygulanması gerekli olan HUMK’nun 427. maddesindeki 40,00-TL olan kesinlik sınırı ise parasal sınırları değiştiren 5219 sayılı yasanın 2/c maddesi ile 21.7.2004 tarihinden itibaren verilecek kararlarda 1.000,00 TL’ye çıkarılmıştır. Diğer bir deyişle 21.7.2004 tarihinden itibaren verilen kararların temyiz edilebilmesi için hüküm altına alınan miktarın 1.000,00-TL’yi geçmesi gerekir.
Öte yandan HUMK’na 5236 sayılı yasanın 19.maddesi ile eklenen Ek-4.maddeye göre ise “Görev, kesin hüküm, istinaf, temyiz, Yargıtay’da duruşma, senetle ispata ve sulh mahkemelerindeki taksim davalarında muhakeme usulünün belirlenmesine ilişkin maddelerdeki parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on milyon lirayı (10,00-TL) aşmayan kısımları dikkate alınmaz.”
2012 yılında bu parasal sınır 1.690,00TL.olarak uygulanmıştır. 10.11.2012 Gün ve 28463 sayılı Resmi Gazetede ilan edilen Maliye Bakanlığı’na ait 419 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde, 2012 yılı için belirlenen yeniden değerlendirme oranı % 7,80 olarak öngörülmüştür. Buna göre, 2013 yılında mahkemelerce verilecek kararların temyiz edilebilmesi için, temyize konu dava değerinin 1.820,00. TL.’sini geçmesi gerekir.
Somut olayda, maddi tazminat davası bakımından davacı … yararına hükmedilen temyiz konusu dava değeri 221,00TL’dir.
Bu durumda davacı …’in açtığı maddi tazminat davası bakımından davalılar aleyhine verilen hüküm miktar itibariyle kesin nitelik taşıdığından 1.6.1990 gün ve 1989/3 E. 1990/4 K. Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı da göz önünde tutularak temyiz eden davalı ….Ltd.Şti vekilinin temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
B) Manevi tazminat davası bakımından yapılan incelemede,
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere,kanuni gerektirici sebepler ile temyiz kapsam ve nedenlerine göre temyiz eden davalı şirket ….Ltd.Şti vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazasında yaralanan sigortalının 22.08.2006 tarihinden işleyecek yasal faiziyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemlerine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden;zararlandırıcı olayın Kurumca iş kazası olarak kabul edildiği, kazazede sigortalının olayın meydana gelmesinde %25 oranında mütefarik kusurunun bulunduğu, aleyhine hüküm kurulan davalı şirket bakımından 22.08.2006 tarihinden itibaren yasal faiz talep ettiği buna karşılık Mahkemece 16.08.2006 tarihinden itibaren yasal faize karar verildiği anlaşılmıştır.
6100 Sayılı HMK’nın 26.maddesi kapsamında mahkemeler taleple bağlılık kuralına göre tarafların talep sonuçları ile bağlı olup ondan daha fazlasına karar veremezler.
Somut olayda, davacı vekilince davalı şirketlerden talep olunan manevi tazminatın faiz başlangıcı olarak 22.08.2006 tarihinin belirtilmesine rağmen hüküm altına alınan tazminata davalı ….Ltd.Şti aleyhine olarak 16.08.2006 tarihinden itibaren faiz işletilmesi HMK’nın 26.maddesinde ifadesini bulan talebin aşılmasıdır. Hal böyle olunca 14.06.2012 tarihli hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından hüküm bozulmamalı HMK 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1)Davacı …’in açtığı Maddi tazminat davasındaki hüküm bakımından,verilen hükmün miktar itibariyle kesin nitelikte olması nedeniyle temyiz eden davalı ….Ltd.Şti vekilinin temyiz itirazınınREDDİNE,
2)Manevi tazminat davası bakımından ise; 14.06.2012 tarihli hükmün 2. bendinde yer alan ve hükmolunan tazminatını faiz başlangıcının belirtildiği “olay tarihi olan 16.08.2006” ibaresinin silinerek yerine “taleple bağlı kalarak 22.08.2006” ibaresinin yazılmasına.Hükmün bu düzeltilmiş hali ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden … Çecen Müh. Müt. Tic. Ltd. Şti’ye yükletilmesine,
13.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.