YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4537
KARAR NO : 2013/9608
KARAR TARİHİ : 13.05.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, borçlu olmadığının tespitiyle, icra takiplerinin durdurulmasına ve iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davalı vekili, Mahkemeye hitaben verdiği 24.1.2013 günlü dilekçesi ile İstanbul 4. İş Mahkemesi’nin 28.10.2010 tarih, 2005/629 Esas, 2010/961 Karar sayılı ilamının hüküm kısmının 4. bendinde ücreti vekaletin nispi olarak hesaplandığını oysaki 6183 Sayılı Yasadan kaynaklanan davada maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyanla yapılan yanlışlığın tavzihen düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiş, Mahkemece 11.02.2013 gün ve 2005/629 Esas, 2010/961 Karar sayılı karar ile tavzih talebinin kabulü ile vekalet ücretinin maktuya çevrilerek düzeltilmesine karar verilmiştir. Ancak tavzihi talep edilen mahkeme kararının Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin 3.12.2012 tarih, 2011/2413 Esas, 2012/21826 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği, davacı vekilinin tavzih istemini Yargıtay kararına karşı yaptığı açıktır. Bundan başka 7.6.1994 gün, 40/22 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre, tavzih talebi Yargıtay kararlarına karşı da yapılır. Bu nedenle, davalının tavzih talebi üzerine dosyanın Dairemize gönderilmesi gerekirken işin esasına girilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli değildir. Bu bakımdan, Yerel Mahkemenin 11.2.2013 gün ve 2005/629 Esas, 2010/961 Karar sayılı Ek kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA,
Gerçekten, İstanbul 4. İş Mahkemesi’nin 28.10.2010 tarih, 2005/629 Esas, 2010/961 Karar sayılı ilamının hüküm kısmının 4. bendinde “10.979,80 TL ücreti vekaletin davalıdan alınap davacıya verilmesine” karar verilmişken, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin 3.12.2012 tarih, 2011/2413 Esas, 2012/21826 Karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verildiği, bu sonucun maddi yanılgıya dayalı olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Maddi hataya dayalı olarak verilen kararların ise taraflar yönünden usulü kazanılmış hak durumunu oluşturmayacağı giderek, her zaman düzeltilmesinin mümkün olduğu Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir. Bu nedenle Dairemizin 3.12.2012 tarih, 2011/2413 Esas, 2012/21826 Karar sayılı ONAMA KARARININ KALDIRILMASINA ve hüküm fıkrasının
vekalet ücretine ilişkin 4. bendinde yapılan yanlışlığın yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği görülmekle yerel mahkeme kararı bozulmamalı, 6100 sayılı HMK’nun 370/2 maddesi hükmü uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 4. bendinin silinerek, yerine “Hüküm tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan maktu 1.000,00 TL vekalet ücreti ile davacı tarafça yapılan ve harç dışında kalan 20,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 13/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.