YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8876
KARAR NO : 2022/7145
KARAR TARİHİ : 19.09.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, elatmanın önlenmesi talebinin reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı … İdaresi vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine;, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … İdaresi vekili 12.11.2008 havale tarihli dilekçesiyle, Adana ili Çukurova ilçesi … Mahallesi 7960 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kesinleşmiş orman kadastro sınırları içinde kaldığı iddiasıyla, taşınmazın davalı kooperatif adına olan tapu kaydı ile davalı … lehine konulan kamulaştırma şerhinin iptali ile taşınmazın orman sayılan bölümünün orman vasfıyla Hazine adına tesciline ve davalının taşınmaza elatmasının önlenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece verilen, davalı … aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı … aleyhine açılan davanın ise kısmen kabulüne ve … Mahallesi, 7960 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 25.01.2015 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 198,00 m² yüzölçümlü bölümünün tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline, bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 9.202,00 m² yüzölçümlü bölüme ilişkin talebin reddine dair önceki hüküm, davacı … İdaresi vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 11.04.2016 tarih ve 20125/ 8637 Esas, 2016/4324 Karar sayılı ilamıyla; ” davacı … Yönetimi vekilinin 7960 ada 1 sayılı parselin, bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 9.202,00 m² yüzölçümlü bölüme yönelik temyiz itirazları yönünden, incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 9.202,00 m² yüzölçümlü bölümü orman tahdidi dışında kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı … Yönetimi vekilinin bu bölüme yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile bu bölüm hakkındaki usul ve kanuna uygun olan red kararının onanmasına karar verildikten sonra, davacı … İdaresi vekilinin elatmanın önlenmesi talebine ilişkin dava yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde, davacı … İdaresi vekilini, tapu iptali ve tescil ile birlikte davalının taşınmaza elatmasının önlenmesini de talep ettiği ancak Mahkemece, elatmanın önlenmesi talebi yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği açıklanarak, davacı … Yönetiminin, elatmanın önlenmesi isteği değerlendirilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, bu hususta karar verilmemesinin isabetsizliğine; davacı … İdaresi vekilinin, davalı … hakkında verilen husumet yokluğu nedeniyle red kararı ile Büyükşehir Belediye Başkanlığı lehine hükmedilen vekâlet ücretine yönelik temyiz itirazları yönünden ise, Mahkemece, … aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, verilen kararın usûl ve kanuna aykırı olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.05.2015 tarih ve 2013/1860 Esas, 2015/1451 Karar sayılı ilâmında da benimsendiği üzere, ilke olarak her davanın, açıldığı tarihteki fiilî ve hukukî sebeplere göre 6100 sayılı HMK’nin 297. maddesi çerçevesinde hükme bağlanacağı, ancak dava açıldıktan sonra ortaya çıkan bir olay nedeniyle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa, burada davanın konusuz kalmasından söz edilebileceği, böyle bir durum sözkonusu olduğunda mahkemenin yargılamaya devam etmesine gerek olmadığı, bu durumda mahkemenin bir tespit hükmü niteliğinde olmak üzere esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi gerektiği, dava konusu hakkın davacıya ödenmesi, verilmesi ya da müdahalenin kaldırılması, davacı ve davalı sıfatının birleşmesi, yeni çıkan bir kanun ya da Anayasa Mahkemesi kararı ile ya da kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mirasçılara geçmeyen bir hakka ilişkin davalarda taraflardan birinin ölümü gibi nedenlerle davanı konusuz kalabileceği, somut olayda, davanın açıldığı tarihte dava konusu 7960 ada 1 sayılı parselin tapu kaydının beyanlar hanesinde … lehine 08.05.1995 tarih ve 2639 yevmiye numarasıyla 2947 sayılı Kanun’un 7. maddesi uyarınca konulmuş kamulaştırma şerhinin bulunduğu, davacı … İdaresi vekilinin de, dava dilekçesiyle tapu iptal ve orman olarak tescil ile birlikte beyanlar hanesindeki şerhlerin de silinmesini istediği, yargılama sırasında Adana Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı Emlak ve İstimlak Daire Başkanlığının, Çukurova Tapu Sicil Müdürlüğüne hitaben yazdığı, 07.05.2013 tarihli ve 75690219-752.99-1401-01/17450 sayılı yazısı ile 2942/7 maddesi uyarınca konan kamulaştırma şerhinin yasal süresinin dolduğu belirtilerek kaldırılmasını talep ettiği ve bu talep üzerine anılan şerhin silindiği, bu durum karşısında davacı … İdaresinin kamulaştırma şerhinin silinmesi talebinin konusuz kaldığının kabulü gerektiği, konusuz kalan dava hakkında verilecek kararın ise “karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde olması gerektiği açıklanarak, dava konusu taşınmazın beyanlar hanesinde yer alan kamulaştırma şerhinin silinmesi talebi hakkında, konusuz kalma nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, bu istek yönündeki yargılama gideri ve vekâlet ücreti yönünden de 6100 sayılı Kanun’un 331. maddesindeki düzenleme gereğince yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde husumet yokluğu nedeniyle red kararı verilmesinin isabetsizliğine” değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, mahkemenin 04/03/2015 tarih ve 2011/1021 Esas, 2015/153 Karar sayılı önceki hükmünün 2. Bendi gereğince verilen tapu iptal ve tesciline yönelik kararın Yargıtay aşamasında geçilerek kesinleştiğinden, bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacı vekili tarafından davalı kooperatifin müdahelesinin önlenmesi talep edilmiş ise de, dava tarihinde dava konusu taşınmazın davalı kooperatif adına tapuya kayıtlı olduğundan, davacının davalı kooperatif hakkında el atmanın önlenmesi talebinin reddine, davacı … Yönetimince kamulaştırma şerhinin kaldırılması talep edilmiş ise de, yargılama esnasında Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından Çukurova Tapu Sicil Müdürlüğüne yazılan yazı ile kamulaştırma şerhinin silindiği, bu nedenle şerhin silinmesi konusundaki davanın konusu kalmadığından, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının davalı … Belediyesi aleyhine şerhin kaldırılması davası konusuz kalmış ise de, dava tarihi itibarı ile şerhin süresi geçmesi nedeni ile kaldırılması gerektiğinden 1.800.-TL ücreti vekaletin davalı … Belediyesinden alınıp davacıya verilmesine
karar verilmiş; hüküm, davacı … İdaresi vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul, kanun ve bozma gereklerine uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 3402 sayılı Kanun’un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına, 19.09.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.