Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/14810 E. 2013/4282 K. 11.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14810
KARAR NO : 2013/4282
KARAR TARİHİ : 11.03.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, 06.03.2007 tarihinde geçirdiği kalp krizi nedeniyle vefat eden sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararının giderilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, maddi ve manevi tazminat davalarının kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden,davaya konu kalp krizi olayının Kurumca iş kazası olarak kabul edilmediği, tarafların kusur durumuna dair iş güvenlik uzmanlarından alınmış bir kusur raporu olmadığı,kalp krizinin davalı … de itfaiye şoförlüğü yapan sigortalının görevi başındayken gercekleştiği anlaşılmıştır.
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda (tazminat davaları) öncelikle zararlandırıcı sigorta olayının iş kazası niteliğinde olup olmadığının kesin bir şekilde ortaya konulması, akabinde ise haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından hak sahiplerine bağlanan bir gelirin bulunup bulunmadığının tespiti ile haksahiplerine iş kazası sigorta kolundan bağlanan bir gelir var ise bunun ilk peşin sermaye değerlerinin B.K’nun 55.maddesi de gözetilerek rucuya tabi kısmının hesaplanan tazminattan tenzili gerekir.
Somut olayda iş kazası olduğu iddia olunan olayın Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiği fakat Kurumun anılan olayı iş kazası saymadığı,olayı hastalık sigorta kolu bakımından değerlendirilmesi gereken bir hadise olarak kabul ettiği anlaşılmaktadır. Kurumca işkazası nedeniyle vefat eden sigortalının haksahiplerine gelir bağlanabilmesi için öncelikle zararlandırıcı olayın iş kazası niteliğinde olup olmadığının tespiti ön sorun olarak giderilmelidir. İş kazasının tespiti ile ilgili ihtilaf Sosyal Güvenlik Kurumunun hak alanını doğrudan ilgilendirmekte olup işbu tazminat davasında ise Kurum taraf değildir. Bu kapsamda eksik incelemeyle karar verildiği ortadadır.
Yapılacak iş; Kurumun davacılar murisi sigortalının kalp krizi ile vefatı olayını iş kazası olarak kabul edilmediği anlaşıldığına göre, Sosyal Güvenlik Kurumu ve hak alanını etkileyeceğinden dolayı işveren Belediye aleyhine “iş kazasının tespiti” davası açması için haksahibi davacılara önel vermek, tespit davasının neticesini bu dava için bekletici sorun yapmak, tespit davası neticesinde olayın iş kazası olduğu kesinleşir ise bu kez davacılara Kuruma müracaat ederek iş kazası sigorta kolundan kendilerine ölüm geliri bağlanması için önel vermek, ayrıca olayın kalp krizi ile ölüm olduğu da gözetilerek aralarında bir kardiyolog’un da bulunduğu iş güvenlik uzmanlarından oluşan heyetten kalp krizinin oluşmasında işyeri koşullarının etkili olup olmadığı davacının kendi bünyesinden kaynaklanan nedenlerin ne kadar etkili olduğu konusunda oluşa uygun kusur raporu almak, Kurumun bağlayacağı gelirlerin ilk peşin sermaye değerini Kurumdan sormak, bildirilen Kurum tahsislerinin işveren kusuruna isabet eden miktarının hesaplanan tazminatlardan tenzili ile çıkacak sonuca göre bir karar vermektedir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
11/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.