YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14368
KARAR NO : 2010/15844
KARAR TARİHİ : 14.12.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 31/05/2010 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 14/ 12/2010 günü için yapılan tebligat üzerine,duruşmalı temyiz eden, davacı … vekili Avukat … geldi karşı taraftan karşı taraftan davalı HAZİNE vekili Avukat .,.. geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında davaya konu … Köyü 190 ada 33 parsel sayılı taşınmaz tarla niteliğinde, 591,02 m2 yüzölçümünde, öncesinde … zilyet iken… isimli bir kişiye satıldığı ancak açık kimliğinin bilinemediği ve hak kaybına neden olunmaması için Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı …,davaya konu 190 ada 33 parsel sayılı taşınmazı 15/2/2002 tarihinde malik ve zilyedi olan … ’dan satın aldığını ,eklemeli zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının yararına gerçekleştiğini ileri sürerekadına tescili istemiyle dava açmıştır.Diğer yandanGayrimenkul Değerler A.Ş dava konusu taşınmazın,öncesinde 3 … arazisine ait şubat 1962 tarih 4 ve 5 numarada kayıtlı tapu kayıtları kapsamı içerisinde kaldığını,kendileri tarafından taşınmazın tapunun eski maliklerinden satın alındığını belirterek adına tescili istemiyle dava açmıştır.Davalar arasındaki fiili ve hukuki bağlantı nedeniyle birleştirilmiştir.
Mahkemece, davanın REDDİNE, dava konusu taşınmazın orman niteliğinde hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … vekili ile davalı HAZİNE vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 1967 yılında yapılıp tesbit tarihinden önce kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1980 yılında yapılarak kesinleşen ilk orman kadastrosunun aplikasyonu ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ve 1991 yılında yapılarak dava tarihinden önce kesinleşen 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada ,komşu taşınmazlarla birlikte fiilen eylemli orman olduğu bu durumun jeolog bilirkişisinin raporuna eklenmiş bulunan uydu görüntüsü’nde net bir şekilde belli olduğu, bu hali ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanmaya elverişli
-2- 2010/14368 – 15844
taşınmaz niteliğinde olmadığından davacı kişi yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde … şartların oluşmadığı belirlendiği, gibi 6831 Sayılı Yasanın 17/2. madde hükmüne göre orman içi açıklık niteliğinde orman sayılan yerlerden olduğu ve bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılmasının zorunlu olduğu gibi, ,bu niteliği ile 3402 sayılı Kadastro kanununun 14 ve 17.maddesine göre imar ve ihyaya dayalı zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden olduğu belirlenerek … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 750.00.-TL vekalet ücretinin davacı …’dan alınarak, davalı HAZİNE ’ye verilmesine, aşağıda … onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 14/12/2010 günü oyçokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
..
…
KARŞI OY
Dosya kapsamından ve yöntemine uygun şekilde yapılan orman yüksek mühendisi, ziraat mühendisi, jeolog bilirkişi raporlarından, yerel bilirkişi ve tanık beyanlarından, çekişmeli taşınmazın yörede 1967 yılında kesinleşen orman sınırları dışında, orman içi açıklık olmayan, 1939 ve 1992 uçuşlu … fotoğraflarında açık alan olarak görülen, orman sayılmayan, ziraat arazisi iken, halen ev ve arazisi niteliğinde olduğu, eylemli orman ve orman toprağı olmadığı, kuzey, güney ve batı sınırlarındaki komşu parsellerin zilyedleri adına tespit edilip itiraz edilmeksizin kesinleştiği, hükmü temyiz eden davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme koşullarının gerçekleştiği, bilirkişilerin gerçeğe aykırı rapor verdiği konusunda herhangi bir iddia veya suç duyurusu bulunmadığı, Orman Yönetiminin davası ve orman iddiası bulunmadığı, bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği halde; H.Y.U.Y.’nın 275 ve devamı maddelerine aykırı olarak yerel mahkeme hakiminin teknik bilgi gerektiren konularda kişisel gözlemine dayanarak taşınmazın kültür arazisi olmadığı, eylemli orman ve orman içi açıklık olduğu, fiili durum ile örtüşmeyen bilirkişi ve tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine, taşınmazın orman olarak Hazine adına tesciline karar vermesi usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bu nedenlerle bozulması gerektiği düşüncesi ile onama yönündeki sayın çoğunluk kararına katılmıyorum.