Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/4862 E. 2013/9504 K. 13.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4862
KARAR NO : 2013/9504
KARAR TARİHİ : 13.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 10/01/2005-04/07/2008 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

Dava; davacının davalı işyerinde 10.01.2005 – 04.07.2008 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının talep ettiği dönemler arasında davacı adına davalı işyerince düzenlenen işe giriş bildirgesi ve davalı işyerinden bildirilen çalışma bulunmadığı, davacının 12.07.2005 – 01.08.2005 tarihleri arasında 18 gün başka bir işyerinde çalışması bulunduğu, davacı ve bordro tanıkları davacının çalışmalarını doğrularken, davalı tanıklarının davacıyı tanımadıklarını beyan ettikleri anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık; somut olayda fiili çalışma olgusunun ispatı konusunda, mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
506 sayılı Yasanın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tespit davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması salt bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması koşuluyla, bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken komşu işyerleri kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527,30.6.1999 gün 1999/21-549-555,5.2.2003 gün 2003/21-35-64,15.10.2003 gün 2003/21-634-572,3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 10.11.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda; davacının 12.07.2005 – 01.08.2005 tarihleri arasında başka bir işyerinden bildirilen çalışmaları bulunmasına rağmen bu sürenin de kabulüne karar verilmesi, ayrıca tanık beyanları arasındaki çelişki giderilmeden sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; davacının 12.07.2005 – 01.08.2005 tarihleri arasında çalışmaları bulunan işyerinin bu döneme ait bordroları getirtilerek re’sen tespit edilecek bordro tanıklarını dinlemek, bordro tanıklarının beyanları yeterli görülmez ya da bordro tanığı tespit edilemez ise talep edilen dönemde bu işyerine komşu işyeri sahipleri ile çalışanları tespit edilip bu kişilerin de beyanlarına başvurmak, böylece davacının talep ettiği dönemde dava dışı bu işyerinde başka çalışması bulunup bulunmadığını tespit etmek, ayrıca davalı şirkete ait dönem bordrolarında ismi bulunan kayıtlı çalışanlar arasından da re’sen bordro tanığı dinleyerek davalı ve davacı tanıklarının beyanları arasındaki çelişkiyi gidermek ve toplanan deliller ışığında varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden Zaman Deri Tekstil San. Tic. Ltd. Şti.’ne iadesine, 13.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.