Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/15724 E. 2010/16044 K. 16.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15724
KARAR NO : 2010/16044
KARAR TARİHİ : 16.12.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : … VE ARK.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2009/11403-15426 sayılı 22.10.2009 günlü bozma kararında özetle: “dosya arasında bulunan bilgi ve belgelerden davalılardan …’nın dava tarihinden önce ölmüş olduğu, davalı …’nun ise sağ olduğu fakat dava dilekçesinin tebliğ edilemediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle; mahkemece, öncelikle sağ olan davalının adresi tespit edilip Tebligat Kanunu hükümlerine göre usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek davada taraf teşkili sağlanmalı, ölü olduğu saptanan davalı yönünden ise verasete esas olacak biçimde nüfus aile kayıt tablosu ya da veraset ilamı alındıktan sonra belirlenecek olan mirasçılarına karşı ayrı bir dava açmak üzere davacı … Yönetimi’ne süre verilmeli, daha sonra da açılan davalar birleştirildikten sonra işin esası hakkında bir hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra; davanın kabulüne ve dava konusu 3670 nolu taşınmazın 05.05.2010 günlü bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 2015 m²’lik kısmının tapusunun iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tesciline, (B) ile gösterilen 1155 m²’lik kısmının tapu malikleri üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 6831 Sayılı Yasaya göre yapılan orman kadastrosu 28.02.2008’de ilan edilerek 28.08.2008 tarihinde kesinleşmiştir. Arazi kadastrosu çalışmaları ise 1959 yılında yapılmış, dava konusu parsel 2735 nolu parselden ifrazen oluşmuştur.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; mahkemece, dava konusu taşınmazın yüzölçümü 3770 m² olduğu halde, karara esas alınan 05.05.2010 günlü bilirkişi raporunda (A) ile (B)’nin toplamının 3170 m² yaptığı dikkate alınmadan karar verilmiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 2. ve 3. paragrafında yer alan “05.05.2010 günlü bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 2015 m²’lik kısmının tapusunun iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tesciline, (B) ile gösterilen 1155 m²’lik kısmının tapu malikleri üzerinde bırakılmasına” cümleleri kaldırılarak, bunun yerine Dairenin iade kararı üzerine … bilirkişi tarafından sunulan ek rapora göre taşınmazın

-2-
2010/15724-16044

geometrik şeklinde bir değişiklik olmadığı, ancak miktarlarda maddi hata olduğu anlaşılmakla “02.12.2010 günlü … bilirkişinin ek raporunda (A) ile gösterilen 2315 m²’lik kısmının tapusunun iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tesciline, (B) ile gösterilen 1455 m²’lik kısmının tapu malikleri üzerinde bırakılmasına” kelimeleri yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 16.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.