Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/9788 E. 2011/9865 K. 15.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9788
KARAR NO : 2011/9865
KARAR TARİHİ : 15.11.2011

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı, ilk kesinti tarihini takip eden aybaşından itibaren 14.2.2011 tarihine kadar Tarım … sigortalısı olduğunun tesbitine aksi yöndeki kurum işleminin iptaline 6111 sayılı kanundan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu. İşin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere ve temyiz nedenlerine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, haşhaş üreticisi olması nedeni ile ilk … prim kesintisini takip eden aybaşından itibaren 14.2.2011 dava tarihine kadar Tarım … sigortalısı olduğunun tespitini, 3.5.2011 tarihli duruşmada ıslah beyanı ile 6111 sayılı Yasadan yararlandırılma hakkının saklı tutulmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne denmek suretiyle davacının 1.9.1996-6.12.2010 tescil tarihleri arasında Tarım … sigortalısı olduğunun tespiti ile 6111 sayılı Yasadan yararlanma hakkının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 83. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan ıslah müessesesi, mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile tarafların dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu veya talep sonucunu değiştirebilmesi imkânını sağlamaktadır. İki taraf da duruşmada hazır iseler ıslah sözlü olarak yapılabilir. Usule ilişkin işlemlerin tamamen ya da kısmen ıslahı mümkündür. Ancak, her iki durumda da usulüne uygun açılmış bir davanın bulunması şarttır. Başka bir anlatımla ıslah, açılmış bir davada taraflarca yapılmış usule ilişkin işlemlere yönelik olarak yapılmalıdır. Bu bağlamda, yargılaması devam eden bir dava içinde ıslah ile ikinci bir talepte bulunma olanağı bulunmamaktadır. Davacı isterse dava dilekçesini tamamen ıslah ederek dava konusunu değiştirebilirse de, yeni dava konusu önceki dava konusunun yerine geçer ve yine tek bir dava söz konusu olur. Ancak, davacı peşin harç yanında başvuru harcını da yatırarak yeni bir talep de bulunması hallerinde ise bir ek dava olarak nitelendirilme hali olayımız dışındadır.
Somut olayda davacının dava dilekçesinde yapılandırma yasasından yararlandırılması konusunda bir talebi bulunmadığı ve dava konusu yapmadığı bir konuda ıslahla talepte bulunamayacağı halde mahkemece bu yön gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsizdir.
Mahkemenin kabul şekli bakımından da söz konusu ıslahın maktu ıslah harcı yatırılmadan yapılmasına göre, usulüne uygun olmayan ıslaha değer verilip, hüküm kurulması yanlış olmuştur.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin davacının 6111 sayılı Yasanın 12. ve devamı maddelerinden yararlanma hakkının saklı tutulmasına ve davacının tescil edildiği 6.12.2010 tarihine kadar tespite karar verildiğinden 6.12.2010- 13.5.2011 tarihleri arasındaki döneme ilişkin istemin hukuki yarar yokluğundan reddin karar verilerek istemin kısmen kabulü nedeniyle davalı Kurum yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken, kabulü denilmek suretiyle yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tamamen silinmesine yerine;
“1- Davanın kısmen kabulüne; davacının 1.9.1996-6.12.2010 tarihleri arasında Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine, fazla istemin hukuki yarar yokluğundan reddine,
2- Dava konusu edilmeyen konuda ıslahla talepte bulunulması mümkün olmadığından davacının bu konuda dava açma hakkı saklı kalmak üzere 6111 sayılı Yapılandırma Yasasından faydalanması hakkının saklı tutulmasına ilişkin isteminin reddine,
3- Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T’ne göre 1.100.00-TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya 1.100.00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4- Davacı tarafından yapılan toplam 54,00 TL yargılama giderinden davanın kısmen kabul-ret oranına göre 30,00 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından peşin yatırılan 36,80 TL harcın karar kesinleştiken sonra talep halinde davacıya iadesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 15.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.