YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9792
KARAR NO : 2022/12458
KARAR TARİHİ : 13.10.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No :
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10.Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın davacı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi
I-İSTEM
Davacı 15.07.2009-10.03.2015 tarihleri arasında çalıştığının tespitini ve sigorta başlangıç tarihinin 15.07.2009 tarihi olduğunun tespitini talep etti.
II-CEVAP
Davalı vekili, davacının davalı hakkında Kuşadası 1. İcra Müdürlüğünün 2015/2507 Esas sayılı takip ile 46.000,00-TL alacak üzerinden işlem yaptığını, bu kadar alacağı olan bir kişinin davalı yanında çalışamayacağını, davacının davalı yanında çalışması olmayıp emekliliğne katkısı olması bakımından bir süre sigortalı gösterildiğini, kendi adına yapmak istediği işte de başarısız olduğunu, uzun aralıklarla memleketine gittiğinden ayrıca davalı ile arasında iişki olduğundan işyerine geliş gidişlerinin hizmet akdi olmadığını beyan ederek davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı … vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde; kurum kayıtlarının incelenmesinde davacı asilin 27/12/2013 tarihinde işe giriş bildirgesinin verildiğini, tespitinin istenilidği 15/07/2009-10/03/2015 tarihleri arasında çalışma bildiriminin olmadığını, davalı iş yerinin 15/07/2009 tarihinde kanun kapsamına alındığını, bu tür davaların kamu düzeninin ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarılık ve özenle yürütülmesi gerektiğinin Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereği olduğunu, yazılı deliller karşısında, tanık anlatımlarına itibar edilmeyeceği gibi işverenin dahi kabul beyanına göre hüküm kurulmasının kabil olmadığını, mahkemece tanık dinlenmesine cevaz verilecek olduğu taktirde dinlenecek tanıkların davacı ile birlikte aynı dönemlerde çalışmış, bordrolarda kayıtlı kişiler arasında seçilmesi gerektiğini, mahkemece davanın kabulüne karar verilecek olduğu taktirde dava açılmasına sebebiyet vermediklerinden taraflarına vekalet ücreti yükletilmemesini, yasa ve hakkaniyete aykırı davanın reddi ile mahkeme gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
MAHKEME KARARLARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesi, davanın reddine karar vermiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
… Bölge Adliye Mahkemesi, davacı ve fer’i müdahil kurum vekillerinin istinaf başvurularının HMK nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esasdan reddine karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili, davacının hizmet cetvelinde görünen çalışmalarının Kurum müfettişlerinin yaptıkları denetimler sonucu tespit edildiğini, bu nedenle davalıya idari para cezası da uygulandığını, taraflar arasında gönül ilişkisi olmasının hizmet akdi kurulmasına engel teşkil etmediğini beyanla ilk derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Fer’i müdahil Kurum vekili, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu beyanla ilk derece Mahkemesi kararının bu yönden kaldırılmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddesidir. 506 sayılı Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanması gerektiği özellikle göz önünde bulundurulmalıdır.
İnceleme konusu dosyada; Davacı, 15.07.2009-10.03.2015 tarihleri arasında çalıştığının tespitini ve sigorta başlangıç tarihinin 15.07.2009 tarihi olduğunun tespitini talep etmiş mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Somut dosyadaki uyuşmazlık davacının talep ettiği dönemde davalı iş yerinde kesintisiz çalışıp çalışmadığının tespiti olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının 15.07.2009 tarihinde bir gün, 27.12.2013-07.03.2014 ve 18.10.2014-28.11.2014 tarihleri arasında bildirimlerinin olduğu, ancak dosyada dinlenen tanıkların davacının çalışmadığı yönünde beyanda bulundukları anlaşılmaktadır. Mahkemece kurum müfettiş raporlarının, tahkikat raporlarının tümü kurumdan celp edilmeli, kurum raporlarında tespit edilen hususlar irdelenmeli, ihtilaflı döneme ilişkin tüm bordrolar celp edilerek bordro tanıklarının tümü tanık olarak dinlenilmeli, ayrıca komşu iş yeri işverenleri ve bu iş yerlerinin bordrolu çalışanları tespit edilerek çalışma ile ilgili beyanları alınmalı, tanık beyanları arasında çelişki olması halinde çelişkiler giderilmeli, dinlenen tanıklara ilişkin çalışma kayıtları ve hizmet cetvelleri celp edilmek suretiyle beyanları denetlenmeli, davacıya ait işçilik alacakları dosyasının olup olmadığı araştırılarak, bulunması halinde celp edilerek dosya içeriği ile bu dosyada yer alan bilgi ve belgeler incelenmeli, elde edilecek tüm deliller değerlendirilmek suretiyle karar verilmelidir.
Mahkemece yukarıda belirtilen hukuki ve maddi olgular göz önünde bulundurulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı ve fer’i müdahil kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,13.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.