Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/1738 E. 2010/2764 K. 15.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1738
KARAR NO : 2010/2764
KARAR TARİHİ : 15.03.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davacıların tüm, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava iş kazası sonucu ölen sigortalının yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir
Mahkemece davacı annenin maddi zararı SSK’nca karşılandığından, baba ve kardeşlerinde hak sahibi olmadıklarından maddi tazminat istemlerinin reddine , manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir
Davacılar murisi … …’nın, davacı olan babasıyla birlikte davalı şirketin yol yapımı işinde tünele dolgu malzemesi taşıyan vagonu boşaltmak isterken aniden kapanan vagon kapağı arasında sıkışmak suretiyle bekar olarak öldüğü iş kazasında sigortalının %30, davalı şirketin %70 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı , olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacılardan anne ve baba yararına ayrı ayrı 25.000,00’er TL, kardeşler … … ve … … yararına da ayrı ayrı 6.000,00’er TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, anne ve baba için 30.000,’er TL , kardeşler için 10.00,00’er TL ’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine,
“1- Davacı anne … …’nın tüm maddi zararı SSK’nca karşıladığından maddi tazminat isteminin reddine,
2- Davacılar baba ve kardeşlerin hak sahibi olmadıklarından maddi tazminat istemlerinin reddine
3- Davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile davacı anne … … ve baba … için ayrı ayrı 25.000,00’er TL, davacı kardeşler … … ve … … için 6.000,00’er TL manevi tazminatın 3.3.2006 olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine , fazla istemlerinin reddine,
3-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, vekil ile temsil edilen davacılar için hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları üzerinden hesaplanan anne ve baba için ayrı ayrı 2.900,00’er TL, kardeşler için ayrı ayrı 720,00’şer TL avukatlık ücretlerinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, red olunan manevi tazminat miktarı üzerinden aynı Tarife uyarınca davacı anne ve babadan ayrı ayrı 2.900,00′ er TL , davacı kardeşlerden ayrı ayrı 720,00’şer TL avukatlık ücretlerinin alınarak davalıya verilmesine
4-Davacı tarafından yapılan toplam 712,10-TL yargılama giderinden ret ve kabul oranına göre takdiren 300,00-TL sının davalıdan alınarak davacılara verilmesine, kalanın davacılar üzerine bırakılmasına
5- Davalı tarafından yapılan toplam 58,60-TL yargılama giderinden ret ve kabul oranına göre takdiren 35,00-TL sının davacılardan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerine bırakılmasına
6-Alınması gereken 3.348,00-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.038,50-TL nispi harcın mahsubuyla bakiye 1.309,50 -TL nisbi harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına; davacılar tarafından peşin yatırılan 2.038,50 -TL nisbi harç ile 12.20- TL başvuru harcı olmak üzere toplam 2.050,70 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, fazla alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 15.3.2010 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.