Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/17932 E. 2013/21690 K. 25.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17932
KARAR NO : 2013/21690
KARAR TARİHİ : 25.11.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 01/03/1987-31/12/1991 tarihleri arasında sigortalılığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının murisi … Yörüsün’ün 01.03.1987-31.12.1991 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu … sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının murisi … ‘ün 01.03.1987-31.12.1991 tarihleri arasında 1479 sayılı yasa kapsamında … sigortalısı sayılması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının murisinin 01.03.1987-31.12.1991 tarihleri arasında vergi mükellefi olduğu, 18.02.1987 tarihinden itibaren Silifke Ticaret ve Sanayi Odası’na üye olduğu, 18.02.1987 tarihinden itibaren esnaf ve sanatkarlar siciline kayıtlı olduğu, davacının murisinin sağlığında davalı Kurumda sigortalı olarak tescilinin bulunmadığı, ancak davacının murisine davalı Kurum tarafından gönderilen 22.09.1989 tarih, 16504 sayılı yazıda; Silifke Vergi Dairesindeki kayıtlara göre 01.03.1987 tarihinden itibaren gelir vergisi mükellefi olduğunun ve bunun için de 1479 sayılı Yasa’nın 24.maddesi gereğince vergi mükellefiyetinin başlangıç tarihinden itibaren tescilini yaptırması gerektiğinin, bugüne kadar yaptırmadığının anlaşıldığının, yazıyı tebliğ aldığı 15 gün içinde …’a giriş bildirgesini tanzim ettirip tescilini yaptırmadığı takdirde …’a girişinin müdürlükçe yapılıp … Yasasının şahsına yüklediği kendiliğinden sigortalılık tescilini yaptırmadığından hakkınızda suç duyurusunda bulunulacağı şeklinde bildiriminde bulunulduğu, mahkemece davalı Kurumun davacının murisinin vergi mükellefiyetinden haberdar olduğu anlaşıldığından re’sen tescil yükümlülüğü bulunduğundan yola çıkılarak davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
22.03.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüş, 17.04.2008 tarihli 5754 sayılı Yasa ile değişik 5510 sayılı Yasa’nın 4/b maddesinde hizmet aktine bağlı olmaksızın kendi adı ve hesabına bağımsız çalışanların sigortalılıkları için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı yeterli görülmüştür.
1479 sayılı … kanununda 506 sayılı Yasa’nın 79/10.maddesine benzer şekilde geçmiş günlerin tesbitine yönelik yasal düzenleme mevcut değildir. Başka bir anlatımla … Kanununda açık bir hüküm olmadığından geçmiş hizmetlerin tesbitine olanak yoktur. 24.07.2003 tarihli 4956 sayılı Yasa’nın 47.maddesi ile 1479 sayılı Yasa’ya eklenen Geçici 18.maddede bu kanuna göre sigortalılık nitelikleri taşıdıkları halde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların hak ve mükellefiyetlerinin 04.10.2000 tarihinden itibaren başlayacağı, ancak bu kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olan sigortalıların sigortalılıklarının bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde Kuruma … olarak başvurmaları ve 20.04.1982-04.10.2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek ve belgelenen bu sürelere ilişkin olan hesaplanacak prim borçlarının tamamını tebliğden itibaren bir yıl içinde ödemede bulunduklara taktirde bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği bildirilmiştir.
1479 sayılı Kanun’un geçici 18.maddesinde, …’a kayıt ve tescil yükümlülüğünün sigortalılara yükletilmiş olduğu açıktır. Yasada, “… sigortalılık nitelikleri taşıdıkları halde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların…” demekle sigortalıların tescil edilmesinin sigortalıların talep etmesine bağlı tutulduğu açıkça anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının murisinin sağlığında davalı Kuruma kayıt ve tescili konusunda başvuruda bulunmadığı anlaşıldığından ve Yasa hükmünün sigortalılık tescili konusunda sorumluluğu açıkça sigortalılara yüklemesi karşısında davalı Kurumun vergi mükellefiyetinden haberdar olduğu davacıyı re’sen sigortalı olarak tescil etme yükümlülüğünden de söz edilemeyeceğinden davanın reddine karar vermek yerine kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.