Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/15918 E. 2010/12016 K. 06.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15918
KARAR NO : 2010/12016
KARAR TARİHİ : 06.12.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalı işveren nezdinde 16.2.2006- 30.3.2006 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
Dava, davacının 16.02.2006 ile 30.03.2006 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde çalıştığının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, istemin kabulü ile davacının davalı ya ait … sicil nolu iş yerinde 16.02.2006-30.03.2006 tarihleri arasında Kuruma bildririlmeyen çalışmalarının tesbitine karar vermiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının davalı şirket adına işlem gören … sicil nolu iş yerinde 01.03.2006 tarihinde çalışmaya başladığını gösterir giriş bildirgesinin Kuruma verildiği ve 01.03.2006-06.03.2006 tarihleri arasında 6 gün çalışmasının Kuruma bildirildiği, bildirimlere uygun olarak da primlerinin ödendiği, bildirimlerin yapıldığı davalı adına tescilli 1101722034 sicil nolu iş yerinin 01.03.2006-06.03.2006 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamında olduğu, 2006 yılı 3 ayına ait dönem bordrosunun gönderildiği ve davacı ile birlikte Ayhan Kılıç ve Hüseyin Abaylı’nın 6 günlük çalışmalarının bildirildiği iş yerinden başkaca bildirim yapılmadığı anlaşılmaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 01.10.2008 günü yürürlüğe giren geçici 7. maddesinde, bu Yasanın yürürlük tarihine kadar 506 sayılı, 1479 sayılı, 2925 sayılı, bu Yasa ile mülga 2926 sayılı, 5434 sayılı Yasalar ile 506 sayılı Yasa’nın geçici 20. maddesine göre sandıklara tâbi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları Yasa hükümlerine göre değerlendirileceği yönündeki hükmün öngörülmüş olması ve genel olarak yasaların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı karşısında davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesidir. Bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında; resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması, salt bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması, inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordroları, tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken işverenler tarafından Kuruma bildirilen komşu işyerleri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Sosyal Güvenliğe yönelik bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği araştırılmalı, işyerinin o dönemde gerçekten var olup olmadığı, Kanun kapsamında bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli, daha sonra çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğu özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilirse de çalışmanın konusu, süreklimi kesintilimi olduğu, başlangıç ve bitiş tarihleri konularında tanıkların sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları işveren, işçi ve işyeriyle ilişkileri dikkate alınmalı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği ile bu beyanlar kontrol edilmeli, mümkün oldukça işyerindeki çalışmaları dava konusu sürede süreklilik arz eden işyeri çalışanları ile kayıt ve araştırma yolu ile belirlenmiş komşu ve yakın işyerinden tanıklar dinlenilmeli, çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde açıkça belirlenmelidir.
Somut olayda davacının, davalı şirket adına tescilli 1101722034 sicil nolu iş yerinden uyuşmazlık konusu dönem olan 16.02.2006-30.03.2006 tarihleri arasındaki sürenin tümününde Kuruma verilmiş dönem bordroları bulunmadığı için dinlenen tanıklar uyuşmazlık konusu dönemin tamamında çalışması bulunan bordro tanığı olmadığı anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, davacının çalıştığını iddia ettiği ve tespit kararı verilen 16.02.2006-30.03.2006 tarihleri arasındaki dönemde, davacının varsa bildiği komşu iş yerlerini sormak, ayrıca Kurumdan bilgi alınarak veya Emniyet yoluyla yaptırılacak araştırma sonucu iş yerine komşu veya yakın işyerlerinden belirlenen çalışanların ve işyeri sahiplerinin beyanlarına başvurmak, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermektir
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik araştırma nedeni ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan Bodrum Gayrimenkul Yatırım inş.Taah.Tur.A.Ş.’ye iadesine, 06.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.