YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15921
KARAR NO : 2010/12017
KARAR TARİHİ : 06.12.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, kurum kayıtlarında 883976 sigorta sicil nolu çalışmaların murisi Mehmet Özer’e ait olduğunun tespiti ile ölüm aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara,toplanan delillere,hükmün dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre, davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı Kurum kayıtlarındaki 8839756 sicil noda bulunan hizmetlerin murisi-eşi Memet Özer’ e ait olduğunun tespiti ile hak sahibi olarak eşinden ölüm aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece,istemin aynen kabulüne karar verilerek, 8839756 sicil nolu dosyadaki giriş bildirgelerinin bir kısmındaki hatalı yazılan sigortalının isim ve doğum yerinin davalının murisi Memet Özer’in nüfus kaydına uygun olarak düzeltilerek davacının 19.7.2007 tarihli başvurusuna istinaden ölüm sigortasından aylık bağlanmasına hak kazandığının tespitine karar verilmiştir.
Mahkemece, SSK’dan ölüm aylığı bağlanması isteminin yapıldığı 19.07.2007 tarihinde 506 sayılı Kanuna göre 354 gün, 18.07.2007 tarihinde ödenen askerlik borçlanması 570 gün olmak üzere toplam 924 gün prim ödeme gün sayısı olduğu nazara alınarak 12.12.2006 tarihli 5561 sayılı Kanun’la değişik 506 sayılı Kanunun 66. maddesine göre ” 5 yıldan beri sigortalı bulunup, sigortalılık süresinde en az 900 gün malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi ödemiş durumda olan hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanacağı” hükmü öngörülmüş olmasına göre, davacıya 506 sayılı Kanuna göre ölüm aylığı aylığına hak kazanacağı ortadadır. Ancak, 506 sayılı Yasanın 99.maddesinde “….iş kazalarıyla meslek hastalıkları ve ölüm sigortalarından hak kazanılan gelir ve aylıklar,hakkı doğuran olay tarihinden itibaren beş yıl içinde istenmezse zamanaşımına uğrayacağı, bu durumda olanların gelir ve aylıklarının yazılı istek tarihini takibeden aybaşından itibaren başlayacağı” bildirildiğinden davacının, ölüm aylığına hak kazandığı murisinin ölüm tarihi olan 01.12.1991 tarihinden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğuda gözetilerek, mahkemece davacının 19.07.2007 tarihli tahsis talebini takip eden aybaşı olan 1.8.2007 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanmasına karar verilmesi gerekirken 19.7.2007 tarihli tahsis başvurusuna istinaden ölüm sigortasından aylık bağlanmasına hak kazandığının tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir..
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı HUMK’nun 438/7.maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının birinci bendinde yer alan “hak sahibi davacı Zennur Özer’in 19.07.2007 tarihli tahsis başvurusuna istinaden, 5561 sayılı Kanunla değişik 506 sayılının 66/c ve geçici 93.maddeleri uyarınca ölüm sigortasından aylık bağlanmasına hak kazandığının TESPİTİNE” rakam ve sözcükleri silinerek yerine “ hak sahibi davacı Zennur Özer’e 19.07.2007 tarihli tahsis başvurusuna takip eden ay başı olan 01.08.2007 tarihinden itibaren , 5561 sayılı Kanunla değişik 506 sayılı Yasanın 66/c ve 99maddeleri uyarınca ölüm sigortasından aylık bağlanması gerektiğinin TESPİTİNE” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 06.12.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.