YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15339
KARAR NO : 2010/16074
KARAR TARİHİ : 16.12.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı … hükmün; Dairemizin 10/11/2009 gün ve 2009/16067-2010/16529 sayılı ilamıyla onama-bozma kararı verilmiş, süresi içinde davacı Hazine vekili ve davalılar … ve … vekilleri tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, … Beldesi 2982 parsel sayılı taşınmazın tamamının öncesinin orman olduğunu, yörede 13.04.1999 tarihinde ilan edilen ve kesinleşen 2/B uygulaması sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, çekişmeli parselin … bilirkişi krokisinde (A) ile işaretli 16591.35 m2’lik kısmı ile, 1957 tarihli memleket haritasında yeşil alanda görünen (D) ile işaretli 411.12 m2 ve (E) ile işaertli 279.43 m2’lik kısımlarının davalılar adına olan tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline, geriye kalan ve krokide (B) ve (C) ile gösterilen kısımlar hakkında açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve davalı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmekle Dairece Hazinenin (B) ve (C) ile gösterilen, gerçek kişilerin (A) ile gösterilen bölümlere yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu bölümlere ilişkin hükmün onanmasına, gerçek kişilerin (D) ve (E) ile gösterilen bölümlere yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, bu kez davacı Hazine vekili ve davalı gerçek kişiler vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava; kesinleşen orman kadastrosu ve kesinleşen 2/B madde uygulaması sınırları içinde kaldığı iddiası ile açılan tapu kaydının iptali ve tesciline ilişkindir.
Davalılar … ve arkadaşları vekili karar düzeltme dilekçesinde dava konusu taşınmazla ilgili olarak Hazine tarafından aynı iddia ile 1.Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davanın mahkemenin 14.03.2007 gün ve 2006/442-122 sayılı kararı ile kısmen kabulüne karar verilerek kesinleştiğini ileri sürmüştür.
Daire iade kararı üzerine getirtilen 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/442-2007/122 sayılı dava dosyasının incelenmesinde, davacı Hazinenin 24.10.2005 havale tarihli dilekçe ile … ve … ’i davalı göstererek … 2982 ve 2827 sayılı parsellerin kesinleşen 2/B madde alanında bulunduğu iddiasıyla tapu iptali ve tescil davası açtığı, mahkemece 14.03.2007 gün ve 2006/442-2007/122 sayılı kararla “davanın kısmen kabulüne, 2827 sayılı parselin (A) ile gösterilen 16146.30 m2 ve 2982 sayılı parselin (A) ile gösterilen 16635.15 m2 yüzölçümündeki bölümlerine ilişkin davalılar adlarına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline, tapu kayıtlarının beyanlar hanesine 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman dışına çıkarılan saha olduğunun belirtilmesine karar verildiği, hükmün davacı Hazine vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmekle 20. Hukuk Dairesinin 16.10.2007 gün ve 2007/10586-12386 sayılı kararı ile temyiz itirazları reddedilerek hükmün onandığı, yine davacı Hazine vekili ve davalı … vekilinin karar düzeltme istemlerinin de 20. Hukuk Dairesinin 18.09.2008 gün ve 2008/10203-11372 sayılı kararı ile reddedilerek kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.
-2-
2010/15339-16074
Bu durumda; davacı Hazine tarafından … Beldesi 2982 sayılı parsel hakkında aynı iddia ile 24.10.2005 tarihinde hem 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde hem de 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde mükerrer tapu iptali ve tescil davası açıldığı, 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/442 sayısında açılan davanın 14.03.2007 gün ve 2007/122 sayılı kararla davanın kısmen kabulüne karar verilerek Yargıtay denetiminden de geçerek 18.09.2008 tarihinde kesinleştiği, bu durumda eldeki karar düzeltme istemine konu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/261 sayılı davasının konusunun kalmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle; mahkemece konusu kalmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aynı parsel hakkında mükerrer sicil oluşturacak biçimde … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar … ve … vekili ile davacı Hazine vekilinin karara düzeltme isteminin KABULÜNE, Dairenin 10.11.2009 gün ve 2009/16067-16529 sayılı onama-bozma kararının KALDIRILMASINA, mahkeme hükmünün “konusu kalmayan davanın reddine karar verilmek üzere” BOZULMASINA 16/12/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.