Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/4933 E. 2011/9224 K. 01.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4933
KARAR NO : 2011/9224
KARAR TARİHİ : 01.11.2011

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı, … kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve maenvi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dava 19.11.2005 tarihinde meydana gelen … kazası sonucu sürekli … göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, maddi tazminat isteminin ise zararın Kurumca karşılandığı gerekçesi ile reddine karar verilmiş ve bu karar süresinde davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 19.11.2005 tarihinde geçirdiği … kazası sonucu %13 oranında sürekli işgöremezliğe uğradığı, davalı işveren … … A.Ş.’nin %100 oranında kusurlu olduğu davacı işçinin ise kusurunun bulunmadığı, … yeri kayıtlarında Kurum müfettişince yapılan inceleme sonucu 2005 yılı Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık aylarına ait ücret miktarlarının prim ve ikramiye gibi ek ödemelerde dahil olmak üzere belirlendiği, ayrıca … yerinden düzenlenen vizite kağıtlarında da … matrahına esas olmak üzere 2005 yılı 5, 6, 7, 8, 9 ve 10 aylarına ait ücretlerin yazılı olduğu, mahkemece hükme esas alınan hesap raporunda ise davacının emekli olarak çalışmakta iken … kazası geçirdiği gerekçesi ile asgari ücret üzerinden aktif dönem hesabı yapıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, tazminatın belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. Tazminatın saptanmasında ise; zarar ve tazminata doğrudan etkili olan işçinin net geliri, bakiye ömrü, … görebilirlik çağı, … görmezlik ve karşılık kusur oranları, destek görenlerin gelirden alacakları pay oranları, eşin evlenme olasılığı, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından hak sahiplerine bağlanan gelirin peşin sermaye değeri gibi tüm verilerin hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde öncelikle belirlenmesi gerektiği tartışmasızdır. Öte yandan tazminat miktarının, işçinin olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluştuğu yönü ise söz götürmez.
Başka bir anlatımla, işçinin günlük net geliri tespit edilerek bilinen dönemdeki kazancı mevcut veriler nazara alınarak iskontolama ve artırma işlemi yapılmadan hesaplanacağı, bilinmeyen dönemdeki kazancının ise; yıllık olarak %10 arttırılıp %10 ıskontoya tabi tutulacağı, 60 yaşına kadar (aktif) dönemde, 60 yaşından sonrada bakiye ömrüne kadar (pasif) dönemde elde edeceği kazançların ortalama yöntemine başvurulmadan her yıl için ayrı ayrı hesaplanacağı, hesap raporunun Yargıtay denetimine elverişli olması gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir.
… kazası sonucu %13 oranında sürekli … göremezliğe uğrayan sigortalının maddi zararının hesaplanmasında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Öte yandan, gerçek ücretin ise; işçinin kıdemi ve yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre işçiye ödenmesi gereken ücret olduğu, işyeri veya sigorta kayıtlarına geçmiş ücret olmadığı Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda, davacının aynı işyerinde çalışırken emekli olarak … ödemek suretiyle çalışmasına devam eden tecrübeli bir makina bakım ustası olduğu, asgari ücretle çalışmasının hayatın olağan akışına ve yaşam deneyimlerine uygun düşmeyeceği, giderek, sigorta müfettişinin ve … yerinden düzenlenen vizite kağıtlarında yazılı ücretin asgari ücretin ustünde olduğu açık-seçiktir. Açıklanan nedenlerle davacının emekli olarak … yerinde çalışmaya devam ettiği ve yazılı belge ile gerçek ücreti ısbat edemediği gerekçesi ile davalı işyerinde asgari ücretle çalıştığının kabulü doğru değildir. .
Yapılacak …, davacının tecrübeli bir makina bakım ustası olduğu ve bu nitelikteki bir işçinin asgari ücretle çalışmayacağı kabul edilerek, … yeri kayıtlarındaki ve Müfettiş incelemesi sonucu tespit edilen gerçek ücretle maddi zararını yeniden hesaplatmak, hüküm tarihine en yakın tarihteki verilere göre davacıya bağlanan gelirin SGK tarafından hesaplanarak bildirilen tüm peşin sermaye değerini hesaplanan bu zarardan indirmek, çıkacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
2-B.K’nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına hüküm altına alınan 5.000,00 TL manevi tazminatın az olduğu ortadadır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 01.11.2011 gününde oy birliği ile karar verildi.