Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/19841 E. 2013/22038 K. 28.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/19841
KARAR NO : 2013/22038
KARAR TARİHİ : 28.11.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin Alman sigortasına giriş tarihi olan 27/08/1989 tarihi olduğunun ve yurtdışı borçlanmalarını 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a maddesi kapsamında borçlanabileceğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1) Hüküm, İş Mahkemesinden verilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8.maddesi hükmüne göre İş Mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararların 8 gün içinde temyiz olunması gerekir.
Olayda hüküm davacı vekiline 17.09.2013 tarihinde tefhim, 10.10.2013 tarihinde tebliğ edilmiş temyiz ise 21.10.2013 tarihinde vuku bulmuştur. Şu duruma göre davada 8 günlük temyiz süresi fazlası ile geçmiştir.
O halde, 1.6.l990 Tarih ve l989/3 E. 1990/4 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı da gözönünde tutularak davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden reddi cihetine gitmek gerekmiştir.
2) Dava, davacının yurt dışındaki çalışması nedeniyle sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti ve borçlanma hakkı bulunduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, duruşmanın 17.09.2013 günlü oturumunda tefhim edilen kısa karar ile “davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 27/08/1989 tarihi olduğunun tespitine, davacının 5510 sayılı Yasa’nın 4/1-a kapsamında sigortalı sayılma talebinin reddine” karar verilmiş ise de gerekçeli kararda “Davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacının Türk vatandaşı iken yurt dışında çalışmaların 3201 sayılı Yasa uyarınca borçlanması gerektiğinin tespiti ile aksine Kurum işleminin iptaline, davacının 5510 sayılı Yasa’nın 4/1-a kapsamında sigortalı sayılmaya ilişkin talebinin reddine” karar verildiği anlaşılmaktadır.
Hakimin son oturumda tutanağa yazdırıp tefhim ettiği karar, esas karar olup, sonradan yazılan gerekçeli kararın bu karara aykırı olmaması gerekir. Oysa kısa karar ile gerekçeli kararın aykırı olduğu zaptın ve kararın incelenmesinden açıkca anlaşılmaktadır.
Öte yandan konuyla ilgili 10.04.1992 günü ve 1991/7 Esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu aykırılığın giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gereği açıktır. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin … biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazların kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 21/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.