Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/17190 E. 2012/21938 K. 11.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17190
KARAR NO : 2012/21938
KARAR TARİHİ : 11.10.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, yetkisizlik kararı vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı işçi, davalı taşeron şirketin işçisi gibi görünse de davalı … Fabrikaları A. Ş. ile davalı şirket arasındaki alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğunu, kendisinin baştan beri davalı … işçisi olduğunu, sendika üyelik fişlerinin asıl işverene gönderildiğini, asıl işverenin ise fabrika ile ilgisi olmadığından üyelik formlarını iade ettiğini ve iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminata bir yıllık brüt ücreti tutarında hükmedilmesi ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı … A. Ş., kendisinin ihale makamı olduğunu, şeker ambarı tahmil ve tahliyesi ile şekerin istiflenmesi işinin yardımcı işlerden olduğunu ve alt işverene verilebilecek işlerden olduğunu belirterek, davanın husumet ve hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesini savunmuştur.
Diğer davalı davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, davalılar arasında muvazaa olmadığı ve alt işverenlik ilişkisinin geçerli olduğu belirlendikten sonra, davalı … aleyhine açılan davanın husumetten reddine, diğer davalı yönünden ise şirket merkezi ve yapılan iş …’da olduğundan mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş ve yetkisizlik kararı verilmesi, … yönünden verilen verilen husumetten ret kararına bağlı olduğundan dosyada tefrik işlemi yapılmadığı belirtilmiştir.
Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaaya dayanmadığı belirlendikten sonra asıl işveren hakkında husumetten ret kararı verilmiş ise de; geçerli olarak kurulan aslı işveren–alt işveren ilişkilerinde asıl işverenin de işe iade sonrası talep edilebilecek boşta geçen süre ücreti ile işe başlatmama tazminatından alt işverenle birlikte sorumlu olduğu göz ardı edilmiştir. Davalı asıl işveren işe başlatılmamanın sonuçlarından sorumlu olduğuna göre, bu davalı açısından husumetten ret kararı yerinde değildir.

5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5. maddesinde, iş mahkemelerinde açılacak her davanın, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi, işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabileceği, bunlara aykırı sözleşmelerin muteber sayılmayacağı düzenlemiştir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 7. maddesinde ise, davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceği, birden fazla davalının bulunduğu hâllerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı vereceği düzenlenmiştir. Dosyadaki delillere göre davalı …’in merkezi Ankara’dadır ve dava, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla Ankara’da açılmamıştır. Bu halde de mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi yerinde değildir. Mahkemece yapılacak iş, işin esasına girerek iddia ve savunma ile ilgili gerekli araştırma yapıldıktan sonra oluşacak sonuca göre karar vermektir. Öncelikle asıl işveren hakkında husumetten ret kararı verilmesi ve alt işveren hakkında yetkisizlik kararı verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 11.10.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.