YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7338
KARAR NO : 2010/5322
KARAR TARİHİ : 06.05.2010
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
Davacı, 1.6.2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına, ödenmesi gereken aylıklardan şimdilik 4.000,00 TL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava,davacının 22.5.2006 tarihli yaşlılık aylığı tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan 1.6.2006 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile davalı Kurumca 1.1.2007 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlandığından 1.6.2006-31.12.2006 tarihleri arasında ödenmesi gereken birikmiş yaşlılık aylığından fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak şimdilik 4.000.00 TL alacağının ödenmesi gereken tarihten itibaren faiziyle tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 8.9.1984-8.9.2004 tarihleri arasında …’da evhanımı olarak geçen 20 yıllık süreyi 3201 sayılı Yasa gereğince …’a borçlanarak 22.5.2006 tarihinde ödediği, 24.5.2006 tarihli sigorta dosyası içinde bulunan dilekçesinde “maaşının bağlanmasını” talep ettiği, davalı Kurumca ödeme tarihinden borçlanılan gün sayısı kadar geriye gidilerek sigorta başlangıç tarihinin 22.5.1986 olarak belirlendiği, Türkiye’de hizmetinin bulunmadığı davalı Kurumca 8.12.2006 tarihinde sonradan verdiği dilekçe nazara alınarak 1.1.2007 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlandığı, 7.3.1958 doğumlu olduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık davacının yaşlılık aylığı şartlarının yurt dışı borçlanmasını yaptığı tarih olan 22.5.2006 tarihinde yürürlükte bulunan 1479 sayılı Yasa’nın 35/2.maddesi uyarınca mı yoksa 25.8.1999 tarih ve 4447 sayılı Yasa’nın 39.maddesi ile 1479 sayılı Yasa’ya eklenen geçici 10.madde hükümlerine göremi belirleneceği noktasındadır.
1479 sayılı Yasa’nın geçici 10/1 maddesi; Bu kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan hükümlere göre,bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden aybaşı itibariyle aylık bağlanmasına hak kazananlar ile aylık bağlanmasına hak kazanmalarına iki tam yıl veya daha az kalan sigortalıların, tam veya kısmi yaşlılık aylığı talep haklarının saklı olduğunu kabul etmiştir. Yurt dışı hizmet borçlanmasının yapıldığı 09.10.2007 tarihinde yürürlükte bulunan 1479 sayılı yasanın 35/2 maddesi ise sigortalının yaşlılık aylığından yararlanabilmesi için kadın ise 60, erkek ise 62 yaşını doldurmuş olması, 15 yıldan beri sigortalı bulunması gerektiğini kabul etmiştir.
Somut olayda davacının 1958 yılında doğduğu açık olup, 3201 sayılı Yasa kapsamında Fransa’da ev hanımı olarak geçen hizmetlerinden 5400 günü kuruma 22.5.2006 tarihinde ödemiştir.Davacının 4447 sayılı Yasa’nın 39.maddesi ile 1479 sayılı Yasa’ya eklenen geçici 10 maddesinin yürürlüğe girdiği 08.09.1999 tarihinde Türkiye’de 1479 sayılı Yasa Kapsamında sigortalı olarak çalışması bulunmadığı gibi bu tarih de 3201 sayılı Yasa kapsamında yapılmış bir borçlanması da bulunmamaktadır. Bu durumda davacının yaşlılık aylığı bağlanma koşullarının 3201 sayılı Yasa kapsamında Kuruma borçlanmanın yapıldığı 22.5.2006 tarihinde yürürlükte bulunan 1479 sayılı Yasa’nın 35/2.maddesine göre değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.03.2005 gün ve 2005/10-138 E,2005/221 K,15.03.2006 gün ve 2006/21-36E,2006/80 K. Ve 08.07.2009 gün ve 2009/21-309 E,2009/322 K, sayılı ilamları da aynı yöne ilişkindir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 06.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.