Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/3204 E. 2010/3236 K. 23.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3204
KARAR NO : 2010/3236
KARAR TARİHİ : 23.03.2010

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı, … kazası sonucu maluliyetinden … maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere ve temyiz edenin sıfatına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı sigortalının beden gücünü %16 oranında kaybedecek şekilde maluliyeti ile sonuçlanan … kazasında sigortalının % 40, davalı işverenin ise % 60 oranında kusurlu olduğu, dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru sağlamayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26…..1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı?nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 10.000,00TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 18.000,00TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle ve kararı davacının temyiz etmemesi nedeniyle harç gideri yönünden kesinleşen durumda gözetilerek hüküm fıkrasının 2. bendinden itibaren tümü ile silinerek yerine;
“2. Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 24.11.2003 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,fazla talebin reddine,
3. Maddi tazminat davası davacıya SGK tarafından bağlanan gelirin peşin sermaye değeri ile karşılanmış olmakla reddedildiğinden, reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden davalı yararına avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden hesaplanan 1200,00TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 1200,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5. Alınması gereken 540,00 TL harcın Peşin yatırılan 959,00TL harçtan mahsubu ile Hazineye gelir kaydına bakiye 419,00 TL harcın karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine,
6. Davacı tarafından yapılan toplam 430,35 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre takdiren 370,00 TL lık kısmının davacı üzerinde bırakılmasına bakiye 60,35TL nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan 12,00 TL yargılama giderinden takdiren 6.00 TL’nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına hükmün değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
23.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.