Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/5242 E. 2013/11077 K. 28.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5242
KARAR NO : 2013/11077
KARAR TARİHİ : 28.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde Ekim 1987 – Mayıs 1992 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının 1987/Ekim-1992/Mayıs tarihleri arasında geçen ve kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı belediyeye ait tiyatroda tiyatro sanatçısı olarak 26/11/1190-31/05/1992 tarihleri arasında aralıksız çalıştığının tespitine, davalı … Valiliği adına açılan dava atiye bırakıldığı ve süresinde yenilenmediğinden bu davalı yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesi gereği hizmet tespitine ilişkin bu tür davaların 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerekmektedir. Aynı maddede; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalıların çalıştıklarını, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilecekleri öngörülmüştür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacı adına davalı işveren tarafından işe giriş bildirgesinin verilmediği, dönem bordrosunda davacının hizmetinin bildirilmediği ve davalı işveren tarafından Kuruma bildirilen herhangi bir çalışma bulunmadığından mahkemece tespitine karar verilen hizmet tarihini izleyen yılbaşı olan 01/01/1993 tarihinden itibaren hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.