Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/17844 E. 2013/21734 K. 25.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17844
KARAR NO : 2013/21734
KARAR TARİHİ : 25.11.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, yurtdışında çalışmaya başladığı 15/03/1979 tarihinin Türkiye için de sigorta başlangıç tarihi olduğunun ve talep tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Davacı,506 sayılı Yasanın Geçici 81/B maddesi gereğince yaşlılık aylığı bağlanması talebinin davalı Kurumca reddedildiğini belirterek ,Alman sigortasına ilk giriş tarihi olan 15.03.1979 tarihinin Türkiye’de sigorta başlangıç tarihi olduğunun ve tahsis talep tarihini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 15.03.1979 olduğunun ve 01.11.2011 tarihinden itibaren mülga 1479 sayılı Yasanın geçici 10/2-a maddesi uyarınca yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazandığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının 04.04.2008 tarihinde borçlanma talebinde bulunduğu,borçlanma bedelini 30.04.2008 de ödediği,SSK hizmet cetveline göre 01.09.2008-30.09.2008 arası 30 gün isteğe bağlı SSK sigortalı süresi bulunduğu,01.10.2008-29.04.2011 arasında isteğe bağlı olarak 929 gün bağkur sigortalı hizmeti bulunduğu,davacının 20.10.2011 tarihli tahsis talebinin davalı Kurumca reddedildiği anlaşılmaktadır.
Davacının yurtdışı çalışmalarını borçlanmak için başvurduğu 04.04.2008 tarihinde 3201 sayılı Yasa’nın 4958 sayılı Yasa ile değişik 3. maddesi yürürlükte bulunmaktadır. Anılan maddenin başlığı “Başvurulacak Kuruluşlar” olup, yurt dışı borçlanması yapmak isteyenleri öncelikle üç gruba ayırmış ve bu üç grubu da kendi içerisinde alt gruplara ayırmıştır. Öncelikle anılan maddenin 1. bendinde halen yurt dışında bulunanların, 2. bendinde Türkiye’ye döndükten sonra yurtdışında geçen hizmetlerini borçlanmak isteyenlerin ve 3. bendinde de hak sahiplerinin borçlanması düzenlenmiştir.
Buna göre, halen yurt dışında bulunanlar (1.bent); yurt dışına çıkmadan önce Türkiye’de herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi çalışması olmayanlar Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK.)’na; yurt dışına çıkmadan önce Türkiye’de son defa prim, kesenek ve karşılık ödenen sosyal güvenlik kuruluşuna; ev kadınları …’a … olarak başvurmak suretiyle borçlanabilirler.
Türkiye’ye döndükten sonra yurt dışında geçen hizmetlerini borçlanmak isteyenler (2.bent); herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olmayanlar, Sosyal Sigortalar Kurumu’na; müracaat tarihinde çalışmakta olanlar tabi oldukları Sosyal Güvenlik Kuruluşu’na, başvuru tarihinde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olmamakla birlikte yurda dönüş tarihinden sonraki çalışmalarından dolayı son defa tabi oldukları sosyal güvenlik kuruluşuna;Hizmetlerinden bir kısmı yurt dışında iken borçlananlardan kalan hizmetlerini yurda dönüş yaptıktan sonra borçlanmak isteyenler; ilk borçlanmayı yapan sosyal güvenlik kuruluşuna, ev kadınları …’a, … olarak müracaat etmek suretiyle borçlanabilirler.
Yurt dışında iken sürelerinin bir kısmını çalışarak geçirmiş ev kadınları, ev kadını olarak geçen süreleri için …’a, çalışarak geçen süreleri için de durumlarına uygun olan sosyal güvenlik kuruluşuna, kendilerine veya hak sahiplerine kısmi aylık bağlanmış olanlar ise aylık almakta oldukları sosyal güvenlik kuruluşuna müracaat edecektir.
3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun’un 5.maddesine 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanun’un 79.maddesi ile eklenen (yürürlük tarihi 08.05.2008) 4.fıkraya göre ise “Yurt dışı hizmet borçlanmasına ait süreler 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre hangi sigortalılık haline göre geçmiş sayılacağının belirlenmesinde; Türkiye’de sigortalılıkları varsa borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre, sigortalılıkları yoksa aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir.”
Davacının borçlanma talebinde bulunduğu tarihten sonra yapılan Yasa değişikliğinin davacının aleyhine uygulanması düşünülemeyeceğinden mahkemece yerinde olmayan gerekçeyle davacıya 1479 sayılı Yasaya göre yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 25/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.